İş sözleşmesi işverence feshedilen bir işçinin, yalnızca tazminat değil, işine geri dönmeyi de talep edebildiği yol işe iade davasıdır. Ancak bu hak her işçiye tanınmış değildir; kanun belirli şartlar arar ve çok kısa süreler öngörür. Fesih bildirimini aldıktan sonra yalnızca bir ay içinde arabulucuya başvurulmazsa işe iade hakkı kaybedilir. Bu yazıda işe iade davasının şartlarını, arabuluculuk ve dava sürelerini, davanın nasıl sonuçlandığını ve kazanılması hâlinde işçinin hangi haklara sahip olduğunu anlatıyoruz. Dosyanıza özel destek için Mersin iş avukatı sayfamızı inceleyebilirsiniz.
İşe İade Davası Nedir?
4857 sayılı İş Kanunu‘nun 18 ila 21. maddeleri, belirli şartları taşıyan işçilere iş güvencesi sağlar. Bu güvence kapsamındaki bir işçinin iş sözleşmesini fesheden işveren, feshi geçerli bir sebebe dayandırmak zorundadır. Geçerli bir sebep yoksa ya da sebep hiç gösterilmemişse işçi, feshin geçersizliğinin tespitini ve işe iadesini talep edebilir. İşe iade davası, işçinin fesih nedeniyle doğan alacaklarını istediği alacak davasından farklıdır; bu davada asıl amaç iş ilişkisinin devamını sağlamaktır.
İşe İade Davası Şartları
İş güvencesinden yararlanabilmek için aşağıdaki şartların birlikte bulunması gerekir (İş Kanunu m.18):
- Otuz veya daha fazla işçi: İşyerinde en az 30 işçi çalışmalıdır. İşverenin aynı iş kolunda birden fazla işyeri varsa, bu işyerlerinde çalışan toplam işçi sayısı esas alınır.
- En az altı aylık kıdem: İşçinin aynı işverenin bir ya da değişik işyerlerinde geçen süreleri birleştirilerek hesaplanan kıdemi en az altı ay olmalıdır. Yer altı işlerinde çalışan işçilerde kıdem şartı aranmaz.
- Belirsiz süreli iş sözleşmesi: Belirli süreli sözleşmeyle çalışan işçi, kural olarak işe iade davası açamaz.
- İşveren vekili olmamak: İşletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekilleri ve yardımcıları ile işyerinin bütününü yöneten ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekilleri iş güvencesinden yararlanamaz.
- Fesih işverence yapılmış olmalı: İşçinin kendisi istifa etmişse ya da sözleşme ikale (karşılıklı anlaşmayla sona erdirme) yoluyla sona ermişse işe iade davası açılamaz. İkale ve istifa iradesinin baskı altında alındığı iddiası ise ayrıca değerlendirilir.
Geçerli Sebep Nedir, Hangi Sebepler Geçerli Değildir?
Kanun geçerli sebepleri üç grupta toplar: işçinin yeterliliğinden, işçinin davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler. Örneğin sürekli düşük performans, işyeri düzenini bozan davranışlar ya da gerçek bir küçülme kararı geçerli sebep olabilir. Buna karşılık sendika üyeliği ve sendikal faaliyet, işçinin işverene karşı hak arama amacıyla resmî makamlara başvurması, ırk, cinsiyet, medeni hâl, hamilelik, doğum, din ve siyasi görüş gibi nedenler ile hastalık nedeniyle kanuni bekleme süresi içindeki devamsızlık feshe geçerli sebep oluşturmaz.
Usul kuralları da en az esas kadar önemlidir. İşveren fesih bildirimini yazılı yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin olarak belirtmek zorundadır. İşçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle yapılacak fesihlerde, işçinin hakkındaki iddialara karşı savunması alınmadan fesih yapılamaz (İş Kanunu m.19). Savunma alınmadan yapılan bu tür fesihler, sebep gerçek olsa bile geçersiz sayılabilir.
İşe İade Davası Açma Süresi ve Zorunlu Arabuluculuk
İşe iade talebinde doğrudan dava açılamaz; önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır (7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3). Süreler kısa ve hak düşürücüdür:
- Arabulucuya başvuru: Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabuluculuk bürosuna başvurulmalıdır (İş Kanunu m.20).
- Arabuluculuk süreci: Arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde süreci sonuçlandırır; bu süre zorunlu hâllerde en fazla bir hafta uzatılabilir.
- Dava açma: Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılmalıdır. Taraflar anlaşırsa uyuşmazlık aynı süre içinde özel hakeme de götürülebilir.
Bir aylık süre kaçırılırsa fesih geçerli bir fesih gibi sonuç doğurur ve işe iade talep edilemez. Bu durumda işçinin kıdem ve ihbar tazminatı gibi alacakları için ayrıca arabuluculuk ve dava yolu açıktır; ancak işe dönme imkânı ortadan kalkar. Bu alacakların yaklaşık tutarını kıdem tazminatı hesaplama ve ihbar tazminatı hesaplama araçlarımızla görebilirsiniz.
Arabuluculuğun ilk toplantısına geçerli bir mazeret göstermeden katılmayan taraf, sonradan açılan davada kısmen ya da tamamen haklı çıksa bile yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur; ayrıca karşı taraf lehine vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir (7036 sayılı Kanun m.3/12). Bu nedenle arabuluculuk görüşmesine katılım, hem işçi hem işveren için önemlidir. Arabuluculuk süreci hakkında genel bilgi için zorunlu dava şartı arabuluculuk yazımıza ve Mersin arabuluculuk sayfamıza göz atabilirsiniz.
Arabuluculukta İşe İade Anlaşması
Taraflar arabuluculukta işçinin işe başlatılması konusunda anlaşırsa, anlaşma belgesinde işe başlatma tarihi, boşta geçen süre için ödenecek ücret ve diğer hakların parasal miktarı ile işçinin işe başlatılmaması hâlinde ödenecek tazminatın parasal miktarı mutlaka belirlenmelidir. Bu unsurlardan biri eksikse kanun gereği anlaşma sağlanamamış sayılır. İşçi kararlaştırılan tarihte işe başlamazsa fesih geçerli hâle gelir (İş Kanunu m.21).
İspat Yükü Kimde?
Feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat etmek işverene aittir. İşçi, feshin gösterilen sebepten farklı bir sebebe, örneğin sendikal nedene ya da hak arama girişimine dayandığını iddia ediyorsa bu iddiasını kendisi ispat etmelidir (İş Kanunu m.20). Bu nedenle fesih bildirimi, savunma istem yazıları, performans değerlendirmeleri, e-postalar ve tanık beyanları davanın en önemli delilleridir.
İşe İade Davası Ne Kadar Sürer?
Kanun işe iade davalarının ivedilikle sonuçlandırılmasını emreder. İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yoluna gidilebilir ve bölge adliye mahkemesi bu davalarda ivedilikle ve kesin olarak karar verir; yani işe iade davalarında Yargıtay’a temyiz yolu yoktur (İş Kanunu m.20). Buna rağmen mahkemelerin iş yükü, tanık sayısı ve bilirkişi incelemesi gibi etkenler nedeniyle sürenin dosyadan dosyaya değiştiğini belirtmek gerekir.
İşe İade Davası Kazanılırsa Ne Olur?
Mahkeme feshin geçersizliğine karar verdiğinde süreç şöyle işler (İş Kanunu m.21):
- İşçinin başvurusu: İşçi, kesinleşen kararın tebliğinden itibaren on iş günü içinde işe başlamak için işverene başvurmak zorundadır. Bu süre içinde başvurmazsa fesih geçerli sayılır.
- İşverenin işe başlatma yükümlülüğü: İşveren, başvuru üzerine işçiyi bir ay içinde işe başlatmalıdır.
- Boşta geçen süre ücreti: İşçiye, kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için en çok dört aya kadar ücret ve diğer hakları ödenir.
- İşe başlatmama tazminatı: İşveren işçiyi işe başlatmazsa, işçiye en az dört, en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat öder. Mahkeme bu tazminatı ve boşta geçen süre ücretini dava tarihindeki ücrete göre parasal olarak belirler.
- Mahsup: İşçi işe başlatılırsa, fesih sırasında peşin ödenmiş ihbar ücreti ve kıdem tazminatı yapılacak ödemeden düşülür. İşe başlatılmazsa, işçinin kıdem ve ihbar tazminatı hakları da ayrıca gündeme gelir.
Mersin’de İşe İade Süreci
Mersin’de çalışan bir işçinin işe iade başvurusu, karşı tarafın yerleşim yerindeki ya da işin yapıldığı yerdeki arabuluculuk bürosuna yapılır. Anlaşma sağlanamazsa dava Mersin iş mahkemelerinde açılır. Bir aylık başvuru süresi çok kısa olduğundan, fesih bildirimini aldığınız gün belgelerinizi toplamaya başlamanız ve sürecin her aşamasını takvime bağlamanız önemlidir. İşe iade ve işçi alacaklarına ilişkin sürecinizi doğru planlamak için Mersin avukat ofisimizle iletişim kurabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
İşe iade davası açma süresi ne kadardır?
Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurmak zorunludur. Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılmalıdır. Bu süreler hak düşürücüdür.
30 kişiden az işçi çalışan işyerinde işe iade davası açılabilir mi?
Hayır. İş güvencesi hükümleri, işverenin aynı iş kolundaki işyerlerinde toplam en az 30 işçi çalışması şartına bağlıdır. Bu şart yoksa işe iade davası açılamaz; ancak işçinin kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve koşulları varsa kötü niyet tazminatı gibi hakları saklıdır.
Deneme süresinde çıkarılan işçi işe iade davası açabilir mi?
İşe iade için en az altı aylık kıdem şartı arandığından, altı ayı doldurmamış işçi kural olarak işe iade davası açamaz. Deneme süresi de bu altı aylık sürenin içinde kalır.
İşe iade davasını kazanan işçi ne kadar tazminat alır?
İşveren işçiyi işe başlatmazsa en az dört, en çok sekiz aylık ücreti tutarında işe başlatmama tazminatı öder. Ayrıca kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için en çok dört aylık ücret ve diğer hakları ödenir. Tutarları mahkeme dava tarihindeki ücrete göre belirler.
İşe iade kararı kesinleştikten sonra işçi ne yapmalı?
İşçi, kesinleşen kararın tebliğinden itibaren on iş günü içinde işe başlamak için işverene başvurmalıdır. Bu süre içinde başvuru yapılmazsa fesih geçerli sayılır ve işçi işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücretini talep edemez.
İşe iade davası Yargıtay’a gider mi?
Hayır. İşe iade davalarında ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir; bölge adliye mahkemesi ivedilikle ve kesin olarak karar verir. Bu nedenle işe iade davalarında temyiz yolu yoktur.
İstifa eden işçi işe iade davası açabilir mi?
Kural olarak hayır, çünkü işe iade davası işverenin feshine karşı açılır. Ancak istifa dilekçesinin baskı altında alındığı ya da gerçekte işverenin feshi olduğu ileri sürülüyorsa, bu durum delillerle ispat edilerek değerlendirilebilir.
Arabuluculuk toplantısına katılmazsam ne olur?
Geçerli bir mazeret göstermeden ilk toplantıya katılmayan taraf, sonradan açılan davada haklı çıksa bile yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur ve karşı taraf lehine vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir.
İlgili Makaleler
Hesaplama araçları: Kıdem Tazminatı Hesaplama İhbar Tazminatı Hesaplama





