Mersin İş Hukuku Avukatı olarak işçilik alacakları, işe iade, iş kazası ve hizmet tespiti dosyalarında hem işçi hem işveren tarafında dava takibi ve danışmanlık yürütüyoruz. Bu sayfa; hangi alacağın hangi şarta bağlı olduğunu, dava öncesi zorunlu arabuluculuk aşamasının nasıl işlediğini ve ispat yükünün taraflar arasında nasıl dağıldığını bilgilendirici biçimde anlatır.

İşçilik Alacakları ve Doğduğu Şartlar
İş sözleşmesi sona erdiğinde talep edilebilecek alacaklar birbirinden bağımsızdır. Bir alacağa hak kazanmak diğerini otomatik olarak doğurmaz; her kalemin kendi şartı vardır.
| Alacak | Temel şart | Kimin ispatlaması beklenir |
|---|---|---|
| Kıdem tazminatı | En az bir yıllık çalışma + kanunda sayılan fesih hâllerinden biri | İşçi (çalışma süresi ve fesih sebebi) |
| İhbar tazminatı | Bildirim süresine uyulmadan yapılan fesih | Feshi usulsüz yapan taraf aleyhine |
| Fazla mesai | Haftalık 45 saatin aşılması | İşçi; işveren kayıt tutmakla yükümlü |
| Yıllık izin ücreti | Sözleşmenin sona ermesi + kullandırılmamış izin | İşveren (izin defteri ile) |
| Hafta tatili ve UBGT | Tatil gününde çalışma | İşçi |
| İşe iade | 30+ işçi, 6 aylık kıdem, belirsiz süreli sözleşme, geçerli sebep yokluğu | İşveren (geçerli sebebi) |
Kıdem tazminatının hesabında dikkat edilen iki nokta vardır. Birincisi, hesaba esas ücret çıplak brüt ücret değil; yol, yemek, ikramiye gibi süreklilik taşıyan ödemelerin eklendiği giydirilmiş brüt ücrettir. İkincisi, kıdem tazminatına kanunda bir tavan uygulanır ve bu tavan her yıl güncellenir; bu nedenle hesap yapılırken fesih tarihinde yürürlükte olan tutarın kontrol edilmesi gerekir.
Haklı Fesih ile Geçerli Fesih Ayrımı
Uygulamada en çok karıştırılan konu budur ve sonucu doğrudan etkiler.
Haklı fesih, İş Kanunu’nun 24. ve 25. maddelerinde sayılan ağır hâllerde derhâl fesih hakkı verir. İşçi bakımından ücretin ödenmemesi, sigorta priminin eksik yatırılması, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin alınmaması ya da işyerinde tacize uğramak bu kapsamdadır. İşveren bakımından ise doğruluk ve bağlılığa aykırı davranışlar, devamsızlık ve işin güvenliğini tehlikeye düşürmek sayılabilir. Haklı fesihte ihbar süresi beklenmez ve bu hak, fiilin öğrenilmesinden itibaren kanunda öngörülen kısa hak düşürücü süre içinde kullanılmalıdır.
Geçerli fesih ise iş ilişkisini sürdürmeyi güçleştiren, ancak haklı fesih ağırlığına ulaşmayan sebeplere dayanır: verimsizlik, uyum sorunu, işletmesel karar gereği kadro daralması gibi. Geçerli fesihte ihbar süresine uyulur ve kıdem tazminatı ödenir. İşe iade davasında mahkemenin incelediği tam olarak budur: feshin arkasında geçerli bir sebep var mı, varsa usulüne uygun uygulanmış mı.
İşe iade davasında sürelere uyulması belirleyicidir. Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren kanunda öngörülen süre içinde arabulucuya başvurulmalı; anlaşma sağlanamazsa son tutanağın düzenlenmesinden itibaren yine kanuni süre içinde dava açılmalıdır. Bu sürelerin kaçırılması, feshin geçersizliği iddiasının esasına hiç girilmeden sonuç doğurur.
Dava Öncesi Zorunlu Arabuluculuk
İşçilik alacakları ve işe iade talepleri bakımından dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Başvuru, karşı tarafın yerleşim yeri veya işin yapıldığı yer adliyesindeki arabuluculuk bürosuna yapılır; Mersin merkez ilçelerde bu, Mersin Adliyesi bünyesindeki Arabuluculuk Bürosudur. Arabuluculuk aşamasından geçilmeden açılan dava usulden reddedilir.
Bu aşamanın işlevi yalnız formalite değildir. Anlaşma sağlanırsa düzenlenen belge, şartları varsa ilam niteliği kazanır ve doğrudan icraya konulabilir. Buna karşılık kapsamı geniş yazılmış bir anlaşma belgesi, o iş ilişkisinden doğan diğer talepleri de kapattığı için sonradan dava açma imkânını ortadan kaldırabilir. Belgenin hangi alacakları kapsadığı bu nedenle imzadan önce satır satır okunmalıdır. Sürecin genel işleyişi arabuluculuk sayfamızda, dava şartı ayrıntıları ise zorunlu arabuluculuk yazımızda anlatılıyor.
Önemli istisna: iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talepleri ile hizmet tespiti davaları bu zorunluluğun dışındadır. Bu dosyalarda doğrudan dava açılır.
İş Kazası ve Meslek Hastalığı
Mersin’de liman, serbest bölge, lojistik depoları, inşaat ve tarımsal işletmeler nedeniyle ağır iş kolları belirgin bir yer tutuyor. Bu iş kollarında meydana gelen kazalar üç ayrı hukuki sürece aynı anda yol açabilir: SGK tarafından yürütülen idari süreç, işveren aleyhine açılan tazminat davası ve kusur ağırsa ceza soruşturması.
Tazminat davasında belirleyici olan üç unsur vardır: kazanın iş kazası sayılıp sayılmadığı, kusur dağılımı ve sürekli iş göremezlik oranı. Kusur, işyeri denetim kayıtları ve iş güvenliği belgeleri üzerinden bilirkişi incelemesiyle belirlenir. İş göremezlik oranı ise sağlık kurulu raporuna dayanır. Ölümlü kazalarda ayrıca hak sahiplerinin destekten yoksun kalma tazminatı talebi doğar; bu talebin hesabı ve kimlerin hak sahibi olduğu tazminat sayfamızda anlatılıyor.
Kaza sonrası ilk günlerde yapılması gerekenler dosyanın seyrini belirler: olayın kolluğa ve SGK’ya bildirilmesi, olay yeri fotoğraflarının saklanması, tanık isimlerinin not edilmesi ve tüm sağlık raporlarının biriktirilmesi. Bu kayıtlar sonradan üretilemez.
Hizmet Tespiti ve Kayıt Dışı Çalışma
Sigortasız çalıştırılan ya da primleri gerçek ücret üzerinden yatırılmayan işçi, çalışmasının tespiti için dava açabilir. Hizmet tespiti davası SGK’ya da yöneltilir ve kamu düzenine ilişkin olduğu için mahkeme kendiliğinden araştırma yapar: işyeri kayıtları, komşu işyeri tanıkları, müfettiş raporları ve varsa banka ödemeleri incelenir. Bu davada tanık beyanı tek başına yeterli görülmez; kayda dayalı destekleyici delil aranır. Tespit kararı kesinleştiğinde eksik primler ve hizmet süresi kayda geçer, bu da emeklilik hesabını doğrudan etkiler.
Mobbing ve Çalışma Koşullarında Esaslı Değişiklik
İşyerinde sistemli biçimde yıldırmaya yönelik davranışlar, işçiye haklı fesih hakkı verebileceği gibi manevi tazminat talebine de dayanak oluşturabilir. Buradaki eşik, tek seferlik bir tartışma değil; süreklilik, kasıt ve işçiyi işten uzaklaştırma amacıdır. Delil olarak yazışmalar, tanık beyanları, görev değişikliği yazıları ve varsa idari soruşturma kayıtları kullanılır.
Ücretin düşürülmesi, görev yerinin değiştirilmesi veya çalışma saatlerinin esaslı biçimde değiştirilmesi hâlinde ise İş Kanunu, değişikliğin yazılı olarak bildirilmesini ve işçi tarafından yazılı kabulünü arar. Kabul edilmeyen esaslı değişikliğe rağmen uygulamaya devam edilmesi, işçiye fesih hakkı doğurabilir.
Uygulamada sık görülen bir başka başlık, işçinin başka bir şehirdeki veya başka bir gruba ait işyerine gönderilmesidir. Sözleşmede nakil yetkisi açıkça saklı tutulmamışsa bu da esaslı değişiklik sayılabilir. Aynı şekilde, uzun süredir düzenli ödenen yol veya yemek yardımının tek taraflı kaldırılması ücretin bir unsurunun eksiltilmesi anlamına gelir. Bu tür durumlarda işçinin sessiz kalması sonradan zımni kabul sayılabildiğinden, itirazın yazılı ve kanunda öngörülen süre içinde yapılması önem taşır. İşveren tarafında ise değişikliğin işletmesel gerekçesinin belgelenmiş olması, sonraki bir işe iade davasında savunmanın dayanağını oluşturur.
Dosyaya Başlarken Toplanan Kayıtlar
İş davalarında sonucu belirleyen şey, çoğu zaman tarafların anlatımı değil elde bulunan kayıtlardır. Aşağıdaki belgeler dosyanın ilk gününde derlenir; bir kısmı işçide, bir kısmı yalnızca resmî kurumlarda bulunur.
- SGK hizmet dökümü. İşe giriş ve çıkış tarihlerini, prim gün sayısını ve bildirilen kazancı gösterir. Kıdem hesabının çıkış noktasıdır ve e-Devlet üzerinden alınabilir.
- Bordrolar ve banka kayıtları. Bordroda görünen ücret ile bankaya yatan tutar farklıysa, gerçek ücretin tespiti ayrı bir tartışma başlığı hâline gelir. Banka hareketleri bu ayrımda en güçlü delildir.
- İş sözleşmesi ve ekleri. Görev tanımı, çalışma saatleri ve varsa rekabet yasağı kaydı buradan okunur.
- Fesih bildirimi ve tutanaklar. Feshin gerekçesinin yazılı olup olmadığı, savunma alınıp alınmadığı işe iade davasında doğrudan sonuca etki eder.
- Puantaj, turnike ve mesai çizelgeleri. Fazla mesai iddiasının yazılı dayanağıdır; işveren bu kayıtları tutmakla yükümlüdür.
- Yazışmalar. Görev değişikliği, izin talebi veya ücret gecikmesine ilişkin mesajlar, sonradan üretilemeyecek nitelikte delillerdir.
Elinizde bulunmayan resmî kayıtların önemli bir bölümü dava sırasında mahkeme aracılığıyla istenebilir. Buna karşılık kişisel yazışmalar ve fotoğraflar sonradan temin edilemez; bu nedenle iş ilişkisi sürerken saklanmaları önerilir.
Mersin’de İş Davaları Nerede Görülür?
İş uyuşmazlıkları iş mahkemelerinde görülür. Merkez ilçelerde (Akdeniz, Yenişehir, Toroslar, Mezitli) doğan dosyalar Mersin Adliyesi’nde, Tarsus kaynaklı dosyalar Tarsus Adliyesi’nde takip edilir. Kararlara karşı istinaf incelemesi Adana Bölge Adliye Mahkemesi’nde yapılır. Büromuz, Mersin Adliyesi ile aynı cadde üzerinde, İhsaniye Mahallesi’ndeki Profit İş Merkezi’ndedir.
Bulunduğunuz ilçeye göre ulaşım bilgisi için Akdeniz, Tarsus ve Toroslar sayfalarına bakabilirsiniz.
Belirli Süreli Sözleşme, Rekabet Yasağı ve Ücret
İş sözleşmesinin türü, hangi hakların doğacağını baştan belirler. Uygulamada üç başlık sık tartışma konusu oluyor.
Belirli süreli sözleşme. İş Kanunu, belirli süreli sözleşmeyi ancak işin niteliğinden kaynaklanan objektif bir sebep varsa kabul eder: belirli bir işin tamamlanması, belirli bir olgunun ortaya çıkması ya da mevsimlik iş gibi. Objektif sebep olmaksızın yapılan ya da esaslı bir sebep bulunmadan üst üste yenilenen sözleşme, baştan itibaren belirsiz süreli sayılır. Bu nitelendirme, işe iade hakkı ile ihbar tazminatı bakımından doğrudan sonuç doğurur. Belirli süreli sözleşme süresinden önce haksız feshedilirse, kalan süreye ilişkin ücret talebi gündeme gelebilir.
Rekabet yasağı. Sözleşmeye konulan rekabet yasağı kaydı sınırsız değildir. Türk Borçlar Kanunu, yasağın süre, yer ve konu bakımından sınırlandırılmasını, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı biçimde tehlikeye düşürmemesini ve işçinin müşteri çevresine veya üretim sırlarına vâkıf olmasını arar. Bu şartları taşımayan kayıt, mahkemece daraltılabilir ya da tümüyle geçersiz sayılabilir. Yasağa aykırılık hâlinde kararlaştırılan cezai şart da fahiş bulunursa indirilebilir.
Ücretin ödenmemesi. Ücreti kanunda öngörülen süre içinde ödenmeyen işçi, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir; bu, devamsızlık sayılmaz. Aynı durum haklı fesih hakkı da doğurur. Ücret alacaklarında zamanaşımı, diğer işçilik alacaklarından farklı işleyebilir; bu nedenle hangi kalemin ne kadar geriye gidebileceği dosyanın başında hesaplanır.
Zamanaşımı ve Hesaplama Ayrıntıları
İşçilik alacaklarında en sık yaşanan kayıp, hakkın varlığından değil sürenin kaçırılmasından doğuyor. Kalemler farklı sürelere tabi olduğu için tek bir tarih üzerinden düşünmek yanıltıcıdır.
| Kalem | Süre ne zaman işlemeye başlar | Hesapta esas alınan ücret |
|---|---|---|
| Kıdem tazminatı | Fesih tarihi | Giydirilmiş brüt ücret (tavana tabi) |
| İhbar tazminatı | Fesih tarihi | Giydirilmiş brüt ücret |
| Yıllık izin ücreti | Sözleşmenin sona ermesi | Çıplak brüt ücret |
| Fazla mesai | Alacağın doğduğu her ay | Çıplak brüt saat ücreti + %50 zam |
| Hafta tatili | Alacağın doğduğu her hafta | Çıplak brüt yevmiye |
| İşe iade | Fesih bildiriminin tebliği | Boşta geçen süre ücreti ayrıca hesaplanır |
Tabloda görülen ayrım pratikte şu anlama gelir: iş ilişkisi sürerken doğan fazla mesai ve hafta tatili alacakları, her ay yeniden işlemeye başlayan bir süreye tabidir. Bu nedenle uzun yıllar süren bir ilişkide, feshe kadar geçen tüm dönem değil yalnızca süre içinde kalan kısım talep edilebilir. Kıdem ve ihbar tazminatı ise fesihle birlikte muaccel olduğundan tek bir başlangıç tarihine bağlıdır.
Hesaplamada bir başka kritik nokta, ücretin brüt mü net mi olduğudur. Bordroda görünen ücret ile fiilen ödenen tutar farklıysa, gerçek ücretin tespiti ayrı bir tartışma başlığı hâline gelir ve emsal ücret araştırması yapılır. Meslek odası, sendika ve benzeri kuruluşlardan alınan emsal ücret yazıları bu aşamada dosyaya girer.
İşveren Tarafında Süreç Yönetimi
Aynı uyuşmazlıkta iki tarafın birden temsili söz konusu olmamakla birlikte, işveren tarafında da dosya yürütülüyor. Bu tarafta işin ağırlığı dava aşamasından çok, fesih öncesi hazırlığa düşüyor.
- Savunma alınması. Davranış veya verimden kaynaklanan fesihlerde, işçinin yazılı savunmasının alınmamış olması feshi tek başına geçersiz kılabilir. Savunma istemi yazılı ve somut isnadı içerir biçimde yapılmalıdır.
- Fesih bildiriminin yazılı ve gerekçeli olması. Gerekçe sonradan değiştirilemez; davada yalnızca bildirimde yazılı sebep tartışılır.
- Feshin son çare olması. İşletmesel karara dayalı fesihlerde, işçinin başka bir pozisyonda değerlendirilip değerlendirilemeyeceği araştırılmış olmalıdır.
- Kayıt düzeni. Puantaj, izin defteri, fazla mesai onayları ve bordro tebliğleri düzenli tutulduğunda ispat yükü işveren aleyhine dönmez.
- İbraname ve arabuluculuk belgesi. İbranın kanuni şekil ve süre şartlarını taşıması, ödemenin banka üzerinden ve tam yapılması gerekir. Arabuluculuk anlaşma belgesinde kapsamın açıkça yazılması, sonradan yeni talep gelmesini önler.
- İş sağlığı ve güvenliği kayıtları. Eğitim tutanakları, risk değerlendirmesi ve kişisel koruyucu donanım teslim belgeleri, iş kazası dosyalarında kusur dağılımını doğrudan etkiler.
Sıkça Sorulan Sorular
İşçilik alacağı için önce arabulucuya mı gitmeliyim?
Evet. İşçilik alacakları ve işe iade taleplerinde arabuluculuk dava şartıdır. Bu aşamadan geçilmeden açılan dava esasa girilmeden usulden reddedilir. İş kazası tazminatı ve hizmet tespiti ise kapsam dışındadır.
İşe iade davası açmak için hangi şartlar aranır?
İşyerinde otuz veya daha fazla işçi çalışması, işçinin en az altı aylık kıdeminin bulunması, sözleşmenin belirsiz süreli olması ve feshin geçerli bir sebebe dayanmaması gerekir. Ayrıca kanuni başvuru ve dava süreleri korunmalıdır.
Kıdem tazminatına hangi durumlarda hak kazanılır?
En az bir yıllık çalışmanın yanında feshin kanunda sayılan hâllerden birine dayanması gerekir: işverenin haklı sebep dışında feshi, işçinin haklı feshi, askerlik, emeklilik ve kadın işçi bakımından evlilik nedeniyle bir yıl içinde yapılan fesih gibi.
Fazla mesai alacağımı nasıl ispatlarım?
Puantaj kaydı, giriş-çıkış turnike verisi, mesai çizelgeleri ve banka ödemeleri başlıca yazılı delillerdir. Yazılı kayıt yoksa tanık beyanına başvurulur; bu hâlde mahkemeler genellikle hesaplanan tutardan hakkaniyet indirimi yapar.
İstifa edersem kıdem tazminatı alabilir miyim?
Sebepsiz istifada kural olarak hak doğmaz. Ancak ücretin ödenmemesi veya primin eksik yatırılması gibi haklı sebeple yapılan fesih, istifa değil haklı fesihtir ve kıdem tazminatı talep hakkı doğurur. Bu nedenle fesih bildiriminin gerekçeli yazılması önemlidir.
İbraname imzaladım, dava hakkım tamamen bitti mi?
Zorunlu olarak bitmez. İbra sözleşmesinin geçerliliği kanunda şekil ve süre şartlarına bağlanmıştır; ödemenin banka üzerinden ve tam olarak yapılmış olması aranır. Bu şartları taşımayan ibraname geçersiz sayılabilir.
İş kazası sonrası SGK ödemesi aldım, ayrıca dava açabilir miyim?
SGK ödemeleri, işverenin kusuruna dayalı maddi ve manevi tazminat talebini ortadan kaldırmaz. Ancak hesaplamada SGK tarafından karşılanan kısım mahsup edilir; bu nedenle iki süreç birlikte takip edilir.
İşveren tarafında da dosya üstleniyor musunuz?
Evet. İşveren tarafında fesih sürecinin usulüne uygun kurgulanması, ibra ve arabuluculuk belgelerinin hazırlanması ve açılan davaların savunması yürütülür. Aynı uyuşmazlıkta iki tarafın birden temsili söz konusu olmaz.
Görüşme Talebi
Alacak kalemlerinizin hangilerinin doğduğunu ve hangi sürelerin işlediğini konuşmak için iletişim sayfasından randevu talep edebilirsiniz. Görüşmeye SGK hizmet dökümü, bordrolar, iş sözleşmesi ve varsa fesih bildirimiyle gelmeniz değerlendirmeyi hızlandırır. İş ilişkisi hâlen sürüyorsa da görüşme yapılabilir; bu durumda öncelik, hak kaybına yol açabilecek sürelerin tespiti ve atılacak adımın iş ilişkisine etkisinin birlikte değerlendirilmesidir.