Mersin Askeri Ceza Avukatı

Mersin Askeri Ceza Avukatı olarak sizlere Askeri Ceza hukuku alanında profesyonel hukuki destek veren avukat bulabilirsiniz. Askeri Ceza hukuku, genellikle karmaşık ve hassas bir durum olması nedeniyle, bu alanda uzman bir avukatın desteği büyük önem taşır. Bu noktada, sizlere deneyimli ve bilgili bir Mersin Askeri Ceza Avukatı bulmak için nasıl bir yol izleyeceğinizi anlatabiliriz.

Mersin’de Askeri Ceza davası açmak isteyen kişiler , Mersin Askeri Ceza Avukatı desteğinden yararlanarak haklarını en iyi şekilde savunma ve adil bir sonuç alma şansını artırma fırsatına sahiptir.

Mersin Askeri Ceza Avukatı -ceyhunguvel
Mersin Askeri Ceza Avukatı

Askerlik mesleğinin kendisine özgü özellikleri ve disiplinleri bulunduğundan dolayı asker sıfatını taşıyan kişilerin tabi tutulacakları hukuk kuralları kanunlarda özel olarak belirtilmiştir. Askeri kişilerin normal ceza ve disiplin hukukundan farklı bir yargılamaya tabi tutulacağından dolayı Askeri Ceza Avukatı burada kritik bir öneme sahiptir…

Askeri Ceza Avukatı Hangi Davalara Bakar?

Ülkemizde 1982 anayasasına göre askeri cezalar için özel askeri mahkemeler kurulmuştu. Ancak 2017 yılında çıkartılan yeni yasa ile birlikte askeri mahkemeler ortadan kaldırılmıştır. Bu tür cezalar düzenlenen askeri ceza kanuna göre verilmektedir.

Askeri mahkemelerin ortadan kaldırılması ile askeri ceza avukatı kritik bir öneme sahip olmuştur. Çünkü genel davalardan farklı olarak askeri kanunlar hususunda yeterli yetkinliğe sahip olmayan avukatların gireceği davalar haklı olunsa dahi önemli mağduriyetler ile sonuçlanabilmektedir.

Askeri ceza avukatlarının bakmış oldukları davaları şu şekilde sıralamak mümkündür;

  • İzin tecavüzü davaları,
  • Emre İtaatsizlik davaları,
  • Firar davaları,
  • Ast ve üste müessir fiil davaları,
  • Hizmete mahsus eşyayı tahrip ve terk etme davaları,
  • İsyan davaları,
  • Görevi ihmal ve kötüye kullanma davaları,
  • İç hizmet kanunu kapsamındaki davalar,
  • Taksirle adam öldürme davaları,
  • Silah kullanma yetkisi kapsamındaki suçlara ait davalar…

 

 

Tecrübeli Askeri Avukat ile Çalışmanın Faydaları

2017 yılında yapılan referandum ile birlikte askeri mahkemelerin sivil mahkemeler ile birleştirilmesi sonucunda önemi artan askeri avukatlar ile çalışılması kritik bir öneme sahiptir. Askeri cezalar çok geniş bir kapsam ve disiplinleri kapsadığından dolayı mutlaka tecrübeli bir askeri avukat ile çalışılması gerekmektedir.

Tecrübeli askeri avukat olası mağduriyetleri askeri kanunları iyi bilmesi sayesinde ortadan kaldırabilmektedir. İşini iyi bilen askeri avukatlar süreci kısaltarak zamandan da önemli bir tasarruf elde edilebilmesine, bunla doğru orantılı olarak da psikolojik sıkıntıların görülebilmesinin önüne geçmektedir.

Deneyimli Mersin Askeri Avukat!

Deneyimli Mersin Askeri Avukat  diye bir nitelendirme Reklam yasağına aykırıdır. Ama burada anlatılmak istenen müvekkillerini odak noktalarına alarak davalarda haklarını en iyi şekilde savunabilmek için oldukça titiz çalışmalar yürüten avukatlardır. Davanın soruşturma aşamasından davanın kesinleşme aşamasına varıncaya kadar aynı disiplin ile özverili çalışmalar gerçekleştiren Askeri Ceza Avukatı  ve avukatları sayısız askeri davada görev alarak önemli başarılara imza atabilecek hale gelirler.

 Mersin Askeri Avukat , Mersin Ceza Avukatı gibi uzmanlık alanları belirtmek Reklam yasağına aykırı olup avukatlara ziyaret gerçekleştirerek uzmanlık alanlarını öğreniniz.

Askeri Suç Türleri ve İlgili Mevzuat

Askeri suçlar, temel olarak 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nda düzenlenmektedir. Bu kanun, asker kişilerin askerlik hizmetine ve askeri düzene ilişkin fiillerini kapsamakta; Türk Ceza Kanunu ise askeri suçların tanımlanmadığı hâllerde genel hükümler bakımından tamamlayıcı bir rol üstlenmektedir. Askeri Ceza Kanunu’nun genel hükümleri düzenleyen bölümünde, TCK’nın uygulanabilir olduğu durumlar açıkça belirtilmiştir. Mersin ve çevresinde askerlik hizmetini yürüten yükümlülerin karşılaşabileceği isnatlarda, fiilin hangi kanun kapsamında değerlendirileceği sürecin ilk aşamasında önem taşımaktadır.

Uygulamada sıkça gündeme gelen askeri suç türleri arasında şunlar sayılabilir:

  • Firar: Askerin, izin almaksızın kıtasından veya görev yerinden ayrılarak belirli bir süre uzak kalması hâlidir. Sürenin uzunluğu ve koşullar cezanın belirlenmesinde etkili olmaktadır.
  • Emre itaatsizlikte ısrar: Hizmete ilişkin bir emrin, tekrarına rağmen yerine getirilmemesi durumunda gündeme gelmektedir.
  • Üste veya amire mukavemet: Amir ya da üst konumundaki kişiye karşı direnme, zor kullanma veya tehdit içeren fiilleri kapsamaktadır.
  • İzin tecavüzü: Kendisine tanınan iznin süresini haklı bir neden olmaksızın aşarak birliğine dönmeme hâlidir.
  • Yoklama kaçağı ve bakaya: Askerlik yükümlülüğü kapsamında yoklamaya veya sevke belirlenen sürede katılmayan yükümlüler bakımından söz konusu olmaktadır.

Bu fiillerin her biri, somut olayın koşullarına, kastın varlığına ve failin durumuna göre ayrı ayrı değerlendirilmektedir. Aynı olay içinde birden fazla fiilin bir arada bulunması hâlinde, suçların içtimaına ilişkin genel hükümler de gündeme gelebilmektedir. İsnat edilen fiilin unsurlarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği, kasıt ile taksir ayrımı ve varsa hukuka uygunluk nedenleri dosya kapsamında ayrıca incelenmektedir. Mersin’de ikamet eden veya bölgedeki birliklerde hizmet yürüten yükümlülere, isnat edilen fiilin hukuki niteliğinin belirlenmesi konusunda hukuki destek sunulmaktadır.

İsnadın yer bakımından hangi merci önünde görüleceği de sürecin başında netleştirilmesi gereken bir konudur. Mersin il merkezinde ikamet eden yükümlülerin dosyaları kural olarak merkezdeki adliyede takip edilmektedir. Buna karşılık sanayi ve lojistik tesislerinin yoğunlaştığı Tarsus’ta çalışan yükümlülerin dosyalarında durum farklıdır; ilçenin kendi adliyesi ve ayrı bir yargı çevresi bulunduğundan tebligat, evrak sunumu ve duruşma takibi il merkezinden bağımsız yürümektedir. Bu ayrımın baştan bilinmemesi, dilekçenin yanlış adliyeye sunulması ve dosyanın gecikmeli olarak öğrenilmesi gibi sonuçlar doğurabilmektedir.

Disiplin Suçları ile Ceza Yargılamasının Ayrımı

Askeri düzene aykırı davranışların tamamı ceza yargılamasının konusu değildir. Bir kısım fiil disiplin suçu niteliğinde olup idari nitelikteki disiplin yaptırımlarına tabidir; bir kısmı ise doğrudan ceza kanunları kapsamında suç oluşturmaktadır. Bu ayrım, uygulanacak usul, öngörülen yaptırım ve başvurulabilecek kanun yolları bakımından farklılık taşımaktadır.

Türkiye’de 2017 yılında yapılan anayasa değişikliği ile askeri mahkemeler ve askeri yargı sistemi büyük ölçüde kaldırılmıştır. Bu değişiklik sonrasında, asker kişilerin işlediği ileri sürülen ve suç oluşturduğu iddia edilen fiillere ilişkin yargılama, kural olarak genel ceza mahkemeleri tarafından yürütülmektedir. Disiplin suçları bakımından ise disiplin amirleri ve disiplin kurulları görevli kılınmış; disiplin yaptırımlarına karşı idari yargı yolu öngörülmüştür. Dolayısıyla bugün Mersin’de bir asker kişi hakkında yürütülen ceza soruşturması, bulunduğu yer bakımından yetkili Cumhuriyet başsavcılığı ve genel ceza mahkemeleri eliyle yürütülmektedir.

Bu ikili yapı nedeniyle, kişiye yöneltilen isnadın disiplin hukuku kapsamında mı yoksa ceza hukuku kapsamında mı değerlendirileceğinin başından itibaren tespit edilmesi, izlenecek hukuki yolun belirlenmesi açısından önem taşımaktadır.

Soruşturma ve Savunma Süreci

Askeri nitelikteki bir suç isnadında soruşturma süreci, genel ceza muhakemesi kurallarına göre işlemektedir. Süreç genellikle şu aşamaları içermektedir:

  • İfade alınması: Şüpheli konumundaki kişinin, kendisine yöneltilen isnat hakkında beyanda bulunduğu aşamadır. İfade sırasında kişinin susma hakkı ve müdafi yardımından yararlanma hakkı bulunmaktadır.
  • Müdafi ile temsil: Şüpheli veya sanık, soruşturmanın ve kovuşturmanın her aşamasında bir müdafi yardımından yararlanabilmektedir. Ceza Muhakemesi Kanunu, belirli hâllerde müdafi bulundurulmasını zorunlu kılmaktadır.
  • Delillerin toplanması ve değerlendirilmesi: Tutanaklar, tanık beyanları, birlik kayıtları, izin ve sevk belgeleri gibi unsurlar delil olarak incelenmektedir. Delillerin hukuka uygun biçimde elde edilmiş olması, yargılamada esaslı bir husustur.

Soruşturma sonucunda Cumhuriyet savcısı, toplanan delilleri değerlendirerek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verebileceği gibi iddianame düzenleyerek kamu davası da açabilmektedir. Kovuşturma aşamasında dosya, yetkili ceza mahkemesi önünde görülmekte; duruşmalarda taraf beyanları alınmakta ve deliller tartışılmaktadır. Savunmanın erken aşamada oluşturulması, olayın hukuki niteliğinin doğru belirlenmesi ve lehe olan hususların dosyaya yansıtılması bakımından önem taşımaktadır. Özellikle izin, sevk ve birlik kayıtları gibi belgelerin zamanında temin edilmesi, savunmanın maddi dayanaklarının ortaya konulmasına katkı sağlamaktadır. Mersin’de yürütülen soruşturmalarda, ifade aşamasından itibaren hukuki destek sunulmaktadır.

Savunmanın dayanacağı belgelerin bir bölümü yalnızca birlik veya kurum kayıtlarında bulunduğundan, bunların yazılı talep yoluyla istenmesi gerekmektedir. İzin belgesi, sevk evrakı, nöbet ve yoklama çizelgeleri ile varsa sağlık kuruluşu kayıtları, isnada konu tarihlerle karşılaştırılabilmesi için dosyaya eksiksiz sunulmalıdır. Büro, Mersin Adliyesi ile aynı mahallede yer alan Akdeniz’deki Mersin Adliyesi çevresinde bulunduğundan dosya inceleme, vekaletname sunumu ve ara talepler duruşma günü beklenmeden takip edilebilmektedir. Liman ve serbest bölge çevresinde çalışan yükümlülerin mesai ve izin kayıtlarının işveren nezdinde de tutulduğu hâllerde, bu kayıtların ayrıca istenmesi savunmanın maddi dayanaklarını genişletmektedir.

İnfaz ile Memuriyet ve Askerlik Statüsüne Etkileri

Askeri suçlara ilişkin verilen hükümler kesinleştiğinde, cezanın infazı genel infaz hükümlerine göre yerine getirilmektedir. Öngörülen cezanın türü ve süresi, koşullu salıverilme, denetimli serbestlik gibi infaz kurumlarının uygulanıp uygulanmayacağını etkileyebilmektedir.

Kesinleşmiş bir mahkumiyetin, kişinin askerlik statüsü ve kamu görevine ilişkin durumu üzerinde de sonuçları olabilmektedir. Bazı suçlardan mahkumiyet, memuriyete engel teşkil edebilmekte; asker kişiler bakımından ise statüye ilişkin idari sonuçlar doğurabilmektedir. Ayrıca askerlik yükümlülüğünü tamamlamamış yükümlüler açısından, verilen ceza hizmetin ifasına ve sürecin devamına etki edebilmektedir. Bu nedenle yalnızca yargılama aşaması değil, hükmün kesinleşmesinden sonraki infaz ve statüye ilişkin sonuçlar da bütünlük içinde değerlendirilmelidir. Mersin’deki yükümlüler ve asker kişiler, sürecin tüm aşamalarında hukuki bilgilendirmeye başvurabilmektedir.

Dosya Hazırlığında Sık Karşılaşılan Hatalar

Askeri nitelikteki isnatlarda süreç, çoğu zaman tek bir belgenin eksik kalması ya da bir başvurunun yanlış mercie yöneltilmesi nedeniyle uzamaktadır. Uygulamada en sık karşılaşılan aksaklıklar şu başlıklarda toplanabilmektedir:

  • Tebligat adresinin güncellenmemesi: Adres kayıt sisteminde görünen adres ile fiilen oturulan adresin farklı olması, çağrı kâğıdının ulaşmamasına ve sürecin geç öğrenilmesine yol açmaktadır.
  • Mazeret belgesinin geç sunulması: Sağlık, sevk ya da ulaşım kaynaklı bir mazerete dayanılacaksa, bu durumu gösteren kayıtların ifade aşamasında dosyaya girmesi beklenmektedir.
  • Beyanlar arasındaki çelişkiler: Kolluk, savcılık ve mahkeme aşamalarında verilen ifadelerin birbirini tutmaması, dosyada ayrıca değerlendirilen bir husustur.
  • Disiplin dosyası ile ceza dosyasının aynı sanılması: İki süreç ayrı yürüdüğünden, birinde yapılan başvuru diğerinde kendiliğinden sonuç doğurmamaktadır.

Sağlık nedenine dayanan mazeretlerde, raporun hangi sağlık kuruluşunca düzenlendiği ve tarihinin isnada konu döneme denk gelip gelmediği ayrıca incelenmektedir; bu nedenle Şehir Hastanesi çevresindeki dosyaların yoğunlaştığı Toroslar ilçesinden ulaşan taleplerde muayene ve tedavi kayıtlarının erken temini üzerinde durulmaktadır. Belgeler toplandıktan sonra hangi başvurunun hangi mercie yapılacağı, dosyanın disiplin hukuku kapsamında mı yoksa ceza yargılaması kapsamında mı ilerlediğine göre belirlenmektedir.

Sıkça Sorulan Sorular

Askeri suçlara hangi mahkeme bakmaktadır?

Askeri mahkemelerin kaldırılmasının ardından, asker kişilere isnat edilen ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiillere kural olarak genel ceza mahkemeleri bakmaktadır. Yer bakımından yetki, suçun işlendiği yere göre belirlenmektedir; Mersin’de gerçekleştiği ileri sürülen fiillerde yetkili mahkeme buna göre saptanmaktadır.

Firar suçunda süre nasıl belirlenmektedir?

Firar bakımından, askerin görev yerinden ayrı kaldığı sürenin uzunluğu ve olayın koşulları değerlendirmede etkili olmaktadır. Sürenin başlangıcı ve varsa haklı nedenlerin bulunup bulunmadığı, dosya kapsamında ayrıca incelenmektedir.

Disiplin cezası ile ceza mahkemesi kararı aynı şey midir?

Hayır. Disiplin cezaları idari nitelikte olup disiplin amirleri veya kurulları tarafından verilmekte, bunlara karşı idari yargı yoluna başvurulabilmektedir. Ceza mahkemesi kararları ise ceza yargılaması sonucunda verilmekte ve farklı sonuçlar doğurmaktadır.

İfade sırasında müdafi bulundurmak mümkün müdür?

Şüpheli ve sanık, soruşturmanın ve kovuşturmanın her aşamasında müdafi yardımından yararlanabilmektedir. Kanunda öngörülen belirli hâllerde müdafi bulundurulması zorunludur.

Yoklama kaçağı ve bakaya arasındaki fark nedir?

Yoklama kaçağı, askerlik yoklamasına belirlenen sürede katılmayan yükümlüyü; bakaya ise sevke tabi olduğu hâlde belirlenen sürede birliğine katılmayan yükümlüyü ifade etmektedir. Her iki durum da askerlik yükümlülüğüne ilişkin ayrı fiiller olarak değerlendirilmektedir.

Mahkumiyet askerlik ve memuriyet durumunu etkiler mi?

Kesinleşmiş bazı mahkumiyetler, memuriyete engel oluşturabilmekte ve asker kişinin statüsüne ilişkin idari sonuçlar doğurabilmektedir. Sonuçlar, suçun türüne ve verilen cezaya göre değişmekte olup her olay kendi koşulları içinde değerlendirilmektedir.

İletişim Formu

Aşağıdaki formu kullanarak bize ulaşabilirsiniz. Kısa bir süre içerisinde ilgili departmanımız sizi yanıtlayacaktır.