Mersin Boşanma Avukatı olarak anlaşmalı ve çekişmeli boşanma davaları ile bunlara bağlı nafaka, velayet, mal rejiminin tasfiyesi ve tazminat taleplerinde dava takibi yürütüyoruz. Bu sayfa; boşanma sürecinin hangi aşamalardan geçtiğini, hangi belgelerin gerektiğini ve Mersin’de dosyanın hangi mahkemede görüldüğünü bilgilendirici biçimde anlatır. Dava sonucuna ilişkin taahhüt içermez; her dosya kendi delil durumuna göre değerlendirilir.

Anlaşmalı ve Çekişmeli Boşanma Arasındaki Fark
Türk Medeni Kanunu, evlilik birliğinin temelinden sarsılması hâlinde iki farklı yol tanır. Hangi yolun açık olduğu, tarafların anlaşıp anlaşamadığına ve evliliğin süresine bağlıdır.
Anlaşmalı boşanmada taraflar boşanmanın kendisinde ve tüm mali sonuçlarında uzlaşmıştır. Kanun bu yolu, evliliğin en az bir yıl sürmüş olması şartına bağlar. Taraflar hâkim huzuruna birlikte çıkar, hâkim iradelerini bizzat dinler ve düzenlenen protokolü uygun bulursa karar verir. Hâkim protokolü aynen onaylamak zorunda değildir; özellikle çocuğun menfaatine aykırı gördüğü velayet ve iştirak nafakası düzenlemelerinde değişiklik isteyebilir.
Çekişmeli boşanmada ise taraflardan biri diğerinin kusurunu ileri sürer ya da mali sonuçlarda uzlaşma yoktur. Bu dosyalarda kusurun ispatı, tanık beyanları, yazışmalar ve resmî kayıtlarla yürütülür. Kusur dağılımı yalnız boşanma kararını değil, maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası taleplerini de doğrudan etkiler.
Anlaşmalı boşanmada imzalanan protokolün nasıl kurgulandığını, hangi başlıkların mutlaka yazılması gerektiğini anlaşmalı boşanma protokolü yazımızda ayrıntılandırdık. Davanın açılışından karara kadar izlenen adımlar için Mersin’de boşanma davası nasıl açılır yazısına bakabilirsiniz.
Boşanma Davasına Bağlı Talepler
Nafaka
Kanun üç ayrı nafaka türü tanır. Tedbir nafakası dava sürerken geçici olarak hükmedilir ve dava sonuçlanınca sona erer. İştirak nafakası velayeti almayan tarafın çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılmasıdır; çocuk ergin olana kadar devam eder. Yoksulluk nafakası ise boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eş lehine hükmedilir ve talep eden eşin diğerinden daha ağır kusurlu olmaması gerekir. Miktarlar tarafların geliri, çocuğun ihtiyaçları ve hakkaniyet ölçütüne göre belirlenir; sonradan değişen koşullar nedeniyle artırım veya azaltım davası açılabilir. Ayrıntılar için nafaka türleri ve hesaplanması yazımıza bakabilirsiniz.
Velayet ve kişisel ilişki
Velayette tek ölçüt çocuğun üstün yararıdır. Ebeveynin geliri tek başına belirleyici değildir; çocuğun alışkın olduğu çevre, okul düzeni, bakımı fiilen kimin üstlendiği ve idrak çağındaysa çocuğun kendi beyanı değerlendirilir. Mahkeme çoğu dosyada pedagog raporu alır. Velayet kendisine verilmeyen tarafla çocuk arasında kişisel ilişki kurulur; bu düzenleme hafta sonları, dinî bayramlar ve yaz tatili bakımından ayrı ayrı belirlenir. Ortak velayet, Türk hukukunda mutlak bir yasak olmamakla birlikte ancak tarafların işbirliği yapabildiği ve çocuğun yararına olduğu tespit edilen dosyalarda gündeme gelir. Konunun ayrıntısı velayet davası yazımızda.
Mal rejiminin tasfiyesi
1 Ocak 2002’den sonra kurulan evliliklerde, taraflar aksini kararlaştırmadıysa yasal mal rejimi edinilmiş mallara katılmadır. Bu rejimde evlilik içinde edinilen mallar üzerinde katılma alacağı doğar; miras ve bağış yoluyla gelen mallar ile kişisel eşyalar kural olarak kişisel mal sayılır. Uygulamada üç ayrı talep karşımıza çıkar: katkı payı alacağı, değer artış payı ve katılma alacağı. Mal rejiminin tasfiyesi boşanma davasıyla birlikte karara bağlanmaz; boşanma kararı kesinleştikten sonra ayrı bir dava olarak görülür.
Ziynet eşyası ve tazminat
Düğünde takılan ziynet eşyasının iadesi ayrı bir taleptir ve ispat yükü kural olarak talep edende olduğundan düğün görüntüleri, fotoğraflar ve tanık beyanı önem taşır. Maddi tazminat, boşanma yüzünden mevcut veya beklenen menfaati zedelenen kusursuz ya da daha az kusurlu eş lehine; manevi tazminat ise kişilik hakkı saldırıya uğrayan eş lehine istenebilir.
Dava sürerken istenebilecek geçici tedbirler
Boşanma davası açıldığı anda hâkim, talep olmasa bile eşlerin barınması, geçimi ve çocukların korunması bakımından gerekli gördüğü geçici düzenlemeleri yapabilir. Uygulamada en sık karşılaşılanlar; tedbir nafakası, çocuğun dava süresince kimin yanında kalacağı, kişisel ilişkinin geçici olarak nasıl kurulacağı ve ortak konutun hangi eşe özgüleneceğidir. Mal kaçırma riski bulunan dosyalarda tapu ve araç kayıtları üzerine ihtiyati tedbir konulması istenebilir; bu talebin somut olguya dayandırılması ve genellikle teminat gösterilmesi gerekir. Geçici tedbirler dosya sonuçlanınca kendiliğinden sona erer, ancak koşullar değişirse dava sürerken de değiştirilmeleri istenebilir.
Boşanma Dosyasında Süreç ve Belgeler
Aşağıdaki tablo, iki dava türünde tipik olarak izlenen aşamaları ve gereken belgeleri karşılaştırır. Süreler mahkemenin iş yüküne göre değişir; tabloda yalnızca sıra gösterilmiştir.
| Aşama | Anlaşmalı boşanma | Çekişmeli boşanma |
|---|---|---|
| Ön hazırlık | Protokolün hazırlanması ve imzası | Delil derlemesi, kronoloji |
| Dava dilekçesi | Protokolle birlikte sunulur | Vakıalar ve deliller ayrı ayrı bildirilir |
| Karşılıklı dilekçeler | Yok | Cevap, cevaba cevap, ikinci cevap |
| Duruşma | Tarafların bizzat dinlenmesi | Tanık dinleme, bilirkişi, pedagog raporu |
| Gerekli belgeler | Kimlik, nüfus kaydı, protokol | Kimlik, nüfus kaydı, gelir belgesi, tapu/banka kayıtları, yazışmalar |
| Vekâletname | Fotoğraflı özel vekâletname | Fotoğraflı özel vekâletname |
Boşanma dosyalarında noterden fotoğraflı özel vekâletname aranır; genel vekâletname yeterli değildir. Vekâletnamenin nasıl çıkarıldığı ve süreçte neye yaradığı avukat tutma ve vekâletname rehberimizde anlatılıyor.
Mersin’de Boşanma Davası Hangi Mahkemede Görülür?
Boşanma davalarında görevli mahkeme aile mahkemesidir. Yetki bakımından kanun iki seçenek tanır: eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesi ya da eşlerin davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesi. Bu nedenle Akdeniz, Yenişehir, Toroslar ve Mezitli’de oturan taraflar için dosya Mersin Adliyesi’ndeki aile mahkemelerinde açılır. Tarsus’ta ikamet edenler bakımından ise Tarsus Adliyesi yetkilidir. Adliyeye yürüme mesafesindeki büromuz İhsaniye Mahallesi’nde, adliyeyle aynı cadde üzerindedir.
Bulunduğunuz ilçeye göre ulaşım ve bağlı adliye bilgisi için Akdeniz, Yenişehir ve Mezitli sayfalarına bakabilirsiniz.
Çekişmeli Dosyalarda Deliller ve İspat
Çekişmeli boşanmada sonucu belirleyen şey iddianın kendisi değil, iddianın nasıl ispatlandığıdır. Hukuk yargılamasında deliller kural olarak dilekçeler aşamasında bildirilir; sonradan sunulan deliller ancak kanunun izin verdiği sınırlı hâllerde dikkate alınır. Bu nedenle dosyanın ilk günlerinde yapılan hazırlık, duruşma salonundaki performanstan daha belirleyicidir.
Tanık beyanı aile hukuku dosyalarında en sık başvurulan delildir. Tanığın olayı bizzat görmüş olması, duyuma dayalı anlatımdan çok daha güçlüdür. Tanık listesinin kanunda öngörülen süre içinde bildirilmesi ve tanıkların hangi vakıayı doğrulayacağının açıkça gösterilmesi gerekir.
Yazışmalar ve dijital içerik mesaj, e-posta ve sosyal medya kayıtlarını kapsar. Burada hassas bir sınır vardır: hukuka aykırı yolla elde edilen deliller yargılamada kullanılamaz. Eşin telefonunun rızası dışında karıştırılması, gizlice ses veya görüntü kaydı alınması yalnızca delilin geçersiz sayılmasına değil, ayrıca cezai sorumluluğa da yol açabilir. Kendinize gelen mesajları saklamak ise meşrudur.
Resmî kayıtlar ekonomik iddiaları destekler. Gelir durumu için SGK hizmet dökümü ve bordrolar, mal varlığı için tapu ve araç kayıtları, birlikte yaşanan adres için nüfus müdürlüğü kayıtları mahkeme aracılığıyla istenebilir. Şiddet iddiasında adli rapor, kolluk tutanağı ve varsa önceki koruma kararları dosyanın omurgasını oluşturur.
Sık Karşılaşılan Usul Sorunları
Aile hukuku dosyalarında esasa hiç girilmeden kaybedilen hak, çoğu zaman bir usul ayrıntısından doğar. Aşağıdakiler uygulamada en sık karşılaşılan başlıklardır.
- Talebin dilekçede yer almaması. Hâkim, talep edilmeyen bir konuda karar veremez. Nafaka, tazminat veya ziynet talebi dilekçede açıkça yazılmamışsa mahkeme kendiliğinden hükmetmez.
- Boşanma kararının kesinleşmesinin beklenmemesi. Mal rejiminin tasfiyesi davası, boşanma kararı kesinleşmeden esastan karara bağlanmaz. Kesinleşme şerhi alınmadan yapılan işlemler zaman kaybına yol açar.
- Tebligat adresinin takip edilmemesi. Süreler tebliğ tarihinden işlemeye başlar. Adres değişikliğinin bildirilmemesi, kararın öğrenilmeden kesinleşmesi riskini doğurur.
- Barışma girişiminin dosyaya etkisi. Dava sürerken bir araya gelmek, daha önce ileri sürülen kusur vakıalarının affedilmiş sayılmasına yol açabilir. Bu durum dosyanın seyrini değiştirebileceğinden önceden değerlendirilmelidir.
- Nafakanın ödenmemesi. Hükmedilen nafakanın ödenmemesi hâlinde icra takibi yapılabilir; şartları oluştuğunda ayrıca tazyik hapsi gündeme gelebilir.
Aile İçi Şiddet ve Koruma Kararı
Şiddet veya şiddet tehlikesi bulunan hâllerde 6284 sayılı Kanun kapsamında koruyucu ve önleyici tedbir kararı istenebilir. Bu talep için boşanma davası açmış olmak gerekmez; başvuru aile mahkemesine, mülkî amire ya da kolluğa yapılabilir. Karar, uzaklaştırma, iletişim kurmama ve barınma gibi tedbirleri kapsayabilir ve gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde delil aranmaksızın verilebilir. Aile içi şiddetten kaynaklanan uyuşmazlıklar arabuluculuk kapsamının dışındadır.
Nafaka Artırım, Azaltım ve Kaldırma Davaları
Boşanma kararıyla hükmedilen nafaka, sonsuza kadar aynı tutarda kalmaz. Tarafların ekonomik durumu, çocuğun ihtiyaçları ve hayat pahalılığı değiştikçe nafakanın yeniden belirlenmesi istenebilir. Bu talepler ayrı bir davanın konusudur ve boşanma dosyasının yeniden açılması anlamına gelmez.
Artırım davası. Nafaka alacaklısı, ihtiyaçların artması veya nafaka yükümlüsünün gelirindeki iyileşme nedeniyle tutarın yükseltilmesini isteyebilir. Mahkeme, tarafların güncel gelir belgelerini, SGK kayıtlarını ve çocuğun eğitim ile sağlık giderlerini inceler. Kararda ileriye dönük otomatik artış oranı belirlenmişse (örneğin her yıl belirli bir endekse göre), ayrı dava açmadan bu oran uygulanır; bu nedenle ilk kararın metni dikkatle okunmalıdır.
Azaltım ve kaldırma davası. Nafaka yükümlüsünün gelirinde ciddi düşüş, işsizlik veya sağlık sorunu ortaya çıkmışsa azaltım istenebilir. Yoksulluk nafakası bakımından ise nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi, fiilen evli gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde nafakanın kaldırılması gündeme gelir. İştirak nafakası, çocuk ergin olduğunda kural olarak kendiliğinden sona erer; ancak çocuk eğitimine devam ediyorsa kanun, belirli şartlarla desteğin sürmesini öngörür.
Ödenmeyen nafaka için icra takibi yapılabilir. Şartları oluştuğunda, nafaka hükmüne uymayan yükümlü hakkında icra ceza mahkemesinde tazyik hapsi talep edilebilir; ödeme yapıldığında bu yaptırım kalkar. Nafaka alacağının takibinde uygulanacak yol, alacağın birikmiş kısmı ile işleyecek kısmı bakımından farklılık gösterir.
Yabancılık Unsuru Taşıyan Boşanma Dosyaları
Eşlerden birinin yurt dışında yaşaması, yabancı uyruklu olması veya evliliğin yurt dışında yapılmış olması dosyayı ayrı bir çerçeveye taşır. Mersin’de bu tür dosyalar, özellikle Avrupa’da yaşayan vatandaşların Türkiye’deki mal varlığı ve nüfus kayıtları nedeniyle düzenli olarak karşımıza çıkıyor.
Yurt dışında verilen boşanma kararı. Yabancı mahkeme kararı Türkiye’de kendiliğinden sonuç doğurmaz; nüfus kaydına işlenebilmesi için tanıma, kararın icrasının istenmesi hâlinde ise tenfiz davası açılması gerekir. Bu davada yabancı kararın kesinleşmiş olması, Türk kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması ve savunma hakkına uyulmuş olması aranır. Kararın apostil şerhli örneği ile yeminli tercümesi dosyaya sunulur. Ayrıntı için tanıma ve tenfiz sayfamıza bakabilirsiniz.
Uygulanacak hukuk. Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun, boşanma ve ayrılıkta eşlerin ortak millî hukukunu, bu yoksa ortak mutad mesken hukukunu, o da yoksa Türk hukukunu uygulanacak hukuk olarak belirler. Mal rejimi bakımından ise eşlerin evlenme anındaki hukuku esas alınır ve taraflar sınırlı bir seçim yapabilir. Bu ayrım, aynı dosyada boşanma bakımından bir hukukun, mal rejimi bakımından başka bir hukukun uygulanması sonucunu doğurabilir.
Çocuğun yeri. Çocuğun mutad meskeni yurt dışındaysa velayet ve kişisel ilişki konusunda uluslararası düzenlemeler devreye girebilir. Çocuğun bir ebeveyn tarafından izinsiz olarak başka ülkeye götürülmesi hâlinde, iade süreçleri ayrı bir usule tabidir ve hızlı hareket edilmesi gerekir.
Karar Kesinleştikten Sonra Yapılacaklar
Boşanma kararının verilmesi süreci bitirmez. Kesinleşme şerhi alınmadan yapılan işlemler geçersiz kalır veya reddedilir. Aşağıdaki adımlar karar kesinleştikten sonra sırayla tamamlanır.
- Kesinleşme şerhi. Karar tebliğ edilir, kanun yolu süresi geçer ve mahkeme kalemi karara kesinleşme şerhi koyar. Bundan sonraki tüm işlemler bu şerhli örnekle yapılır.
- Nüfus kaydına işlenmesi. Mahkeme kararı nüfus müdürlüğüne bildirilir ve medeni hâl güncellenir. Kadın, boşanmayla birlikte evlenmeden önceki soyadını alır; şartları varsa eski soyadını kullanmaya devam etmek için ayrı bir talepte bulunulmuş olması gerekir.
- Mal rejiminin tasfiyesi. Katılma alacağı, katkı payı ve değer artış payı talepleri ayrı bir davada, kesinleşmeden sonra karara bağlanır. Bu talepler zamanaşımına tabidir; bekleme süresi uzatılmamalıdır.
- Tapu ve banka işlemleri. Protokolde bir taşınmazın devri kararlaştırılmışsa, devir tapu müdürlüğünde kesinleşmiş karar örneğiyle yapılır. Aile konutu şerhi varsa kaldırılması gerekir.
- Nafaka ve tazminatın tahsili. Kararda hükmedilen tutarlar ödenmezse icra takibi başlatılır. İlamlı takipte, kesinleşmiş karar örneği icra dosyasına eklenir.
- Velayet ve kişisel ilişkinin uygulanması. Kararda belirlenen görüş günlerine uyulmaması hâlinde icra yoluyla teslim ve gerektiğinde ilgili yaptırımlar gündeme gelir.
Sıkça Sorulan Sorular
Anlaşmalı boşanma için evliliğin ne kadar sürmüş olması gerekir?
Kanun, anlaşmalı boşanma için evliliğin en az bir yıl sürmüş olmasını arar. Bu süre dolmadan tarafların anlaşması hâlinde dahi anlaşmalı boşanma yolu kullanılamaz; dosya çekişmeli olarak yürütülür.
Boşanma davası eşimin bulunduğu şehirde mi açılmak zorunda?
Hayır. Eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesi ya da son altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesi yetkilidir. Mersin’de oturuyorsanız, eşiniz başka şehirde olsa dahi davayı burada açabilirsiniz.
Anlaşmalı boşanmada hâkim protokolü aynen onaylar mı?
Hâkim protokolü uygun bulmak zorunda değildir. Özellikle velayet ve iştirak nafakası düzenlemelerini çocuğun yararı bakımından inceler ve gerekli gördüğü değişikliği taraflara önerir. Taraflar kabul etmezse dosya çekişmeli olarak devam eder.
Mal paylaşımı boşanma davasıyla birlikte karara bağlanır mı?
Kural olarak hayır. Mal rejiminin tasfiyesi ayrı bir davanın konusudur ve boşanma kararı kesinleşmeden karara bağlanmaz. Bu nedenle iki dosya çoğu zaman paralel yürütülür.
Boşanma davası ne kadar sürer?
Kesin bir süre verilemez. Anlaşmalı dosyalar tek duruşmada sonuçlanabilirken çekişmeli dosyalarda tanık sayısı, bilirkişi ve pedagog incelemesi ile kanun yoluna başvurulup başvurulmaması süreyi belirler. Karara karşı istinaf yoluna gidilirse dosya Adana Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilir ve bu inceleme ayrıca zaman alır. Duruşma aralıkları mahkemenin iş yüküne bağlı olduğundan, aynı türdeki iki dosya farklı sürelerde sonuçlanabilir.
Ziynet eşyasını geri istemek için ne gerekir?
Talebin dava dilekçesinde açıkça belirtilmesi ve eşyanın varlığının ispatlanması gerekir. Düğün görüntüleri, fotoğraflar, kuyumcu belgeleri ve tanık beyanı bu dosyalarda başlıca delillerdir.
Yurt dışında verilen boşanma kararı Türkiye’de geçerli midir?
Doğrudan geçerli olmaz. Yabancı mahkeme kararının Türkiye’de sonuç doğurması için tanıma veya tenfiz davası açılması gerekir. Bu süreç ayrı bir dava olarak yürütülür ve fotoğraflı özel vekâletname ister.
Boşanma davası açmadan koruma kararı alabilir miyim?
Evet. 6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruyucu ve önleyici tedbirler için boşanma davası açmış olmak şart değildir; başvuru aile mahkemesine, mülkî amire veya kolluğa yapılabilir.
Görüşme Talebi
Dosyanızın hangi yolla yürütülebileceğini ve hangi belgelerin gerektiğini konuşmak için iletişim sayfasından randevu talep edebilirsiniz. Görüşmeye nüfus kaydı, varsa yazışmalar ve gelir durumunu gösteren belgelerle gelmeniz değerlendirmeyi hızlandırır.