Mersin Tanıma Tenfiz Avukatı

Mersin Tanıma Tenfiz Avukatı Avukatı olarak sizlere Tanıma Tenfiz hukuku alanında profesyonel hukuki destek veren bir çok hukuk bürosu bulunmaktadır. Tanıma Tenfiz hukuku, genellikle karmaşık ve hassas bir durum olması nedeniyle, bu alanda uzman bir avukatın desteği büyük önem taşır. Bu noktada, sizlere deneyimli ve bilgili bir Mersin Tanıma Tenfiz Avukatı bulmanız için bilgilendirebiliriz.

Mersin’de Tanıma Tenfiz davası açmak isteyen kişiler , Mersin Tanıma Tenfiz Avukatı desteğinden yararlanarak haklarını en iyi şekilde savunma ve adil bir sonuç alma şansını artırma fırsatına sahiptir.

Mersin Tanıma Tenfiz Avukatı -ceyhunguvel
Mersin Tanıma Tenfiz Avukatı

Mersin Tapu Avukatı işleriniz için avukatlar; tapu alımı-satımı, kiralanması ve devri ile ilgili olarak sözleşmelerin düzenlenmesi, kat mülkiyetinden kaynaklanan sorunlar, tapu iptal ve tescil davaları gibi birçok alanda hizmetlerini sürdürmektedir. Mersin Tapu Avukatı arayışı içindeyseniz? Mersinde bulunan avukatlar ve ekipleri size bu konuda tecrübesiyle size yardımcı olacaklardır.

Tanıma Tenfiz Avukatı Mersin ileYurtdışındaki yasalar ülkemizde geçerli değildir. Aynı şekilde yurt dışında sizin için verilen bir karar ülkemizde geçerli değildir. Bu sebeple bir tanıma tenfiz davası açmanız gereklidir.

Yurtdışında yaşayan Türklerin önemli sorunlarından biri yurtdışında haklarında verilen bir kararın Türkiye’de geçerli olmamasıdır. Bu sebeple açılacak tanıma tenfiz davası için tanıma tenfiz avukatı Mersin adresine gelebilirsiniz. 

Yurtdışında aldığınız bir kararın ülkede geçerli olmaması başını ağrıtabilir ve bu konuda ne yapacağınızı bilmiyor olabilirsiniz. Bu konuda size destek vermek için bekleyen ekibimiz tanıma tenfiz avukatı Mersin adresinde bulunmaktadır. 

Yurtdışında Boşandım Ama Türkiye’de Evli Görünüyorum

Yurtdışındaki yasalar ülkemizde geçerli olmadığı gibi yurtdışında yaptığınız işlemler de ülkemizde görülmez. Bu sebeple en çok yaşanan sorunlardan biri yurtdışında boşanan insanların Türkiye’de evli görünmesidir. Türkiye’de tanıma tenfiz davası açmadığınız sürece yurtdışındaki hükümler geçerli sayılmaz. 

Türkiye’de boşanmış olarak görünmeniz için tanıma tenfiz avukatı Mersin adresine başvurabilirsiniz. Gerekli olan tek şey tanıma tenfiz davası açmanızdır. Dava açma süreci ve davanın sonuçlanma sürecinde ekibimiz sizinle özel olarak ilgilenecektir. 

Tanıma Tenfiz Davası Açmazsam Ne Olur?

Tanıma tenfiz davası açmadığınız takdirde yurtdışında boşanmış olarak görünseniz de Türkiye’de hala evli gözükürsünüz. Bu sebeple evli olmanız yeniden evlenmenize engel olur. Aynı zamanda mal paylaşımı ve eş durumu gibi durumlar da sizin için zorluk yaratabilir. 

Tanıma tenfiz davası sürecinde belgelerin doğru hazırlanması oldukça önemlidir. Eğer belgeler doğru hazırlanmazsa dava süreciniz oldukça geç sonuçlanır. Bu süre içinde evlilik yapamazsınız ve boşanmış olarak görünmediğiniz için bazı durumlarda zorluk yaşarsınız. Dava sürecinin hızlı ilerlemesi ve doğru belgelerin hazırlanması için ekibimizle iletişime geçebilirsiniz. Ekibimiz tüm belgelerin doğru hazırlanması ve dava sürecinin hızlı olması için sizinle özel olarak ilgilenecektir. 

Türkiye’ye Gelmek Zorunda Değilsiniz 

Tanıma tenfiz davasının Türkiye’de açılması şarttır. Türkiye’de açılacak olan davayı herhangi bir ilde açabilirsiniz. Ancak Türkiye’ye gelmek istemiyorsanız ya da Türkiye’ye gelme şansınız yoksa davanızı bu şekilde de yürütebilirsiniz. Ekibimiz Türkiye’ye gelmeden dava açmanız konusunda size destek olacaktır. Bu sebeple ekibimiz ile iletişime geçebilirsiniz.

Türkiye’ye gelmeden dava açmanız için vekiliniz olması gerekir. Vekiliniz tüm belgeleri doğru şekilde temin ettiği takdirde tanıma tenfiz davası açılabilir. Belgelerin doğru olarak elde edilmesi önemlidir. Bu sebeple avukat aracılığı ile dava açmanız sizin açınızdan daha olumlu olacaktır. Avukatlarımız size özel hizmet ve danışmanlık vermektedir. Tanıma tenfiz davası hakkında her şeyi ekibimize danışabilirsiniz.

Daha fazla hukuki makaleler için Mersin Avukat Sitemizi ziyaret etmeyi unutmayın

Tanıma ile Tenfiz Arasındaki Fark Nedir?

Yabancı bir mahkeme kararının Türkiye’de hukuki sonuç doğurması iki ayrı yoldan sağlanır ve bu iki kavram çoğu zaman birbirine karıştırılır. Her ikisi de 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) içinde düzenlenmiştir.

Tanıma, yabancı mahkeme kararının Türkiye’de kesin hüküm ve kesin delil etkisi doğurmasını sağlar. MÖHUK’un 58. maddesi kapsamında, kararın Türkiye’de icra edilmesine gerek olmadığı; yalnızca hukuki durumun tespiti veya nüfus kaydının düzeltilmesi gibi sonuçların yeterli olduğu hallerde tanıma yoluna başvurulur. Yurtdışında verilmiş bir boşanma kararının Türk nüfus kütüğüne işlenmesi, tipik bir tanıma konusudur.

Tenfiz ise yabancı mahkeme kararına Türkiye’de icra edilebilirlik kazandırır. MÖHUK’un 50. maddesi uyarınca, kararın bir edimin yerine getirilmesini gerektirdiği; örneğin nafaka, tazminat veya velayete bağlı bir yükümlülüğün Türkiye’de icra dairesi eliyle uygulanmasının istendiği durumlarda tenfiz kararı alınması gerekir. Kısaca tanıma kararın “kabul edilmesi”, tenfiz ise kararın “uygulanabilmesi” ile ilgilidir.

Tenfiz ve Tanıma Şartları

MÖHUK’un 50 ila 59. maddeleri, yabancı bir mahkeme kararının Türkiye’de tanınması veya tenfizi için aranan koşulları belirler. Mersin aile veya asliye hukuk mahkemesine yapılan başvuruda aşağıdaki şartlar birlikte değerlendirilir:

  • Kesinleşmiş karar: Yabancı mahkeme kararının, verildiği ülke hukukuna göre kesinleşmiş olması gerekir. Henüz temyiz veya itiraz aşamasında bulunan kararlar tenfize konu edilemez.
  • Karşılıklılık (mütekabiliyet): Tenfiz bakımından, kararın verildiği devlet ile Türkiye arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma ya da fiili uygulama bulunması aranır. Tanıma davalarında ise karşılıklılık şartı aranmaz.
  • Kamu düzenine aykırı olmama: Kararın, Türk kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması gerekir.
  • Savunma hakkının ihlal edilmemiş olması: Aleyhine tenfiz istenen tarafın, o yer kanunları uyarınca usulüne uygun biçimde davaya çağrılmamış, temsil edilmemiş veya kararın bu kurallara aykırı olarak yokluğunda verilmiş olmaması gerekir.
  • Münhasır yetki bulunmaması: Kararın, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine giren bir konuda verilmemiş olması gerekir.

Hangi Yabancı Kararlar Tanıma ve Tenfize Konu Olur?

Hukuk davalarına ilişkin yabancı mahkeme kararları, MÖHUK kapsamında tanıma ve tenfize konu edilebilir. Uygulamada sıkça karşılaşılan karar türleri şunlardır:

  • Yabancı mahkemelerce verilen boşanma ve ayrılık kararları
  • Çocuğun velayeti ve kişisel ilişki kurulmasına dair kararlar
  • Nafaka ve maddi-manevi tazminat hükümleri
  • Alacak ilişkisine dayanan ticari kararlar ve hukuk davası niteliğindeki kararlar

Boşanma kararlarında süreç yalnızca mahkeme aşamasıyla bitmez. Tanıma kararı kesinleştikten sonra ilgili nüfus müdürlüğüne başvurularak boşanmanın nüfus kütüğüne tescili sağlanır; ancak bu tescille kişinin medeni hali Türkiye’de de “boşanmış” olarak güncellenir.

Tescil tamamlanmadan medeni hal Türkiye kayıtlarında değişmediği için yeniden evlenme, mal rejiminin tasfiyesi ve miras paylaşımı gibi işlemler de askıda kalır. Bu nedenle tanıma davası çoğu zaman tek başına değil, ardından gelen aile hukuku ve taşınmaz uyuşmazlıklarıyla birlikte planlanır. Aile hukuku ile kat mülkiyeti dosyalarının yoğun olduğu Yenişehir’de yürüttüğümüz çalışmalarda, yurtdışındaki kararın tanınmasıyla Türkiye’deki nüfus ve tapu kayıtlarının aynı süreç içinde ele alınması sıkça karşılaşılan bir ihtiyaçtır.

Görevli ve Yetkili Mahkeme, Gerekli Belgeler

MÖHUK’un 51. maddesi uyarınca tenfiz davalarında görevli mahkeme asliye mahkemesidir. Boşanma, velayet ve nafaka gibi aile hukukuna ilişkin yabancı kararların tanıma ve tenfizinde ise 4787 sayılı Kanun gereği aile mahkemeleri görevlidir. Mersin’de bu davalar, konusuna göre Mersin Aile Mahkemeleri veya Mersin Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülür.

Yetki bakımından dava; aleyhine tenfiz istenen kişinin Türkiye’deki yerleşim yeri, yoksa sâkin olduğu yer mahkemesinde, bunlar da yoksa Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinde açılabilir. Tarafların Mersin’de yerleşim yeri bulunması halinde dava Mersin mahkemelerinde yürütülebilir.

Başvuru sırasında sunulması gereken temel belgeler şunlardır:

  • Yabancı mahkeme kararının aslı veya o ülke makamlarınca onaylanmış örneği
  • Kararın kesinleştiğine dair şerh ya da belge
  • Belgelerin apostil şerhi ya da ilgili Türk konsolosluğu onayı taşıması (apostil, 1961 tarihli La Haye Sözleşmesine taraf ülkeler bakımından geçerlidir)
  • Karar ve eklerinin yeminli tercüman tarafından yapılmış ve noter onaylı Türkçe çevirisi

Belgelerin temini, uygulamada sürecin en çok vakit alan aşamasıdır. Kesinleşme şerhi kararı veren mahkemeden ya da o ülkedeki yetkili adli makamdan istenir; apostil şerhi ise kararın düzenlendiği ülkenin yetkili makamınca verilir ve Türkiye’ye gelindikten sonra tamamlanamaz. Bu nedenle evrakın apostil ve kesinleşme şerhi bakımından yurtdışındayken eksiksiz hazırlanması, dosyanın açılış aşamasında geri dönmesini önler. Çeviri ve noter onayı ise Türkiye’de tamamlanabilecek işlemlerdir.

Dosyanın mahkemeye sunulması, harç ve gider avansı işlemleri ile tebligat aşamasının izlenmesi, davanın esasından ayrı ancak süreyi doğrudan etkileyen bir başlıktır. Büromuz Mersin Adliyesi ile aynı mahallede, Akdeniz ilçesinde yürütülen dosya işlemlerinde bulunduğundan, merkez ilçelerden gelen tanıma ve tenfiz dosyalarında evrak sunumu ve dosya takibi aynı gün içinde yürütülebilir. Liman ve serbest bölge kaynaklı ticari kararların tenfizinde de dosyanın icra aşamasına hazırlanması bu adliye üzerinden ilerler.

Tanıma Tenfiz Süreci ve Vekâletle Yürütme

Süreç, dava dilekçesi ve eki belgelerin görevli mahkemeye sunulmasıyla başlar. Mahkeme, MÖHUK’ta sayılan şartların bulunup bulunmadığını inceler; tenfiz davasında kural olarak yabancı mahkeme kararının esasına girilmez, yalnızca şartların sağlanıp sağlanmadığı denetlenir. Şartların varlığı halinde tanıma ya da tenfiz kararı verilir ve bu kararın kesinleşmesiyle sonuçlar hüküm doğurur.

Yurtdışında yaşayan müvekkiller için sürecin Türkiye’ye gelmeksizin yürütülmesi mümkündür. Bulunduğu ülkedeki Türk konsolosluğunda ya da yabancı noter aracılığıyla (apostilli olarak) düzenlenecek özel yetkili vekâletname ile davanın tüm aşamaları avukat eliyle takip edilebilir. Böylece müvekkilin duruşmalara bizzat katılması çoğu halde gerekmez.

Vekâletnamenin içeriği bu noktada belirleyicidir. Tanıma ve tenfiz davalarında vekâletnamenin özel yetki içermesi ve vekâlet verenin fotoğrafını taşıması aranır. Konsoloslukta düzenlenen vekâletnameler doğrudan kullanılabilirken, yabancı noterde düzenlenenlerin apostil şerhi taşıması ve Türkçe çevirisinin noter onaylı olması gerekir. Vekâletnamedeki ad, soyad ve kimlik bilgilerinin nüfus kaydıyla birebir örtüşmemesi de dosyanın başında düzeltme yapılmasını gerektirebilir.

Nüfus Hizmetleri Kanunu’nda 2017 yılında yapılan değişiklikle, yabancı makamlarca verilen boşanma kararlarının belirli koşullarla doğrudan nüfus müdürlüğüne ya da dış temsilciliğe başvurularak kütüğe tescili de mümkün hale gelmiştir. Bu idari yol, tarafların birlikte başvurmasını ve kararın aranan nitelikleri taşımasını gerektirir. Eşlerden biri başvuruya katılmıyorsa veya başvuru idari makamca uygun bulunmazsa mahkemeden tanıma kararı alınması yolu açık kalır. Hangi yolun somut dosyaya uygun düştüğü, kararın içeriğine ve tarafların tutumuna göre değerlendirilir.

Tanıma Tenfiz Başvurularında Sık Yapılan Hatalar

Dosyaların önemli bir bölümü esasa ilişkin bir engel nedeniyle değil, evrak eksikliği nedeniyle uzar. Uygulamada sık karşılaşılan aksaklıklar şunlardır:

  • Kesinleşme şerhi bulunmayan karar: Yalnızca karar örneğinin sunulması yeterli değildir; kararın verildiği ülke hukukuna göre kesinleştiğinin belgelenmesi gerekir.
  • Apostilsiz ya da eksik onaylı belge: Apostil, kararın düzenlendiği ülkede alınır. Sözleşmeye taraf olmayan ülkelerde bu onay ilgili Türk konsolosluğundan istenir.
  • Kararın tamamı yerine özetinin sunulması: Bazı ülkelerde verilen kısa karar özetleri, hüküm fıkrasının ve gerekçenin denetlenmesine imkân vermediğinden tek başına yeterli olmayabilir.
  • Onaysız çeviri: Yeminli tercüman tarafından yapılmayan veya noter onayı taşımayan çeviriler dosyada eksiklik olarak değerlendirilir.
  • Özel yetki içermeyen vekâletname: Genel nitelikli vekâletname ile tanıma tenfiz davası yürütülemez.
  • Karşı tarafın adresinin bildirilmemesi: Tebligat yapılamayan dosyalarda süreç uzar; davalının yurtdışındaki adresi biliniyorsa başvuruda bildirilmesi yerinde olur.

Yurtdışında yaşayıp Mersin’de taşınmazı bulunan kişilerde ise tanıma kararı, tek başına değil sonraki miras ve tapu işlemleriyle birlikte ele alınmalıdır. Kat karşılığı inşaat ve yeni yapılaşmanın sürdüğü Mezitli’deki miras ve taşınmaz dosyalarında, mirasçılık belgesi çıkarılmadan ya da tapuda devir yapılmadan önce yurtdışındaki boşanma veya velayet kararının Türkiye’de tanınmış olması, kayıtlar arasında çelişki doğmasını önler. Aksi halde nüfus kaydında evli görünen kişi, tapu ve miras işlemlerinde bu kayda göre işlem görür.

Sıkça Sorulan Sorular

Tanıma tenfiz davası ne kadar sürer?

Süre; mahkemenin iş yoğunluğuna, belgelerin eksiksizliğine ve tebligat aşamasına göre değişir. Belgeleri tam ve apostilli olarak hazırlanmış dosyalarda süreç daha düzenli ilerler. Kesin bir süre taahhüdü verilemez.

Türkiye’ye gelmeden dava açabilir miyim?

Evet. Konsolosluk ya da apostilli yabancı noter onaylı özel yetkili vekâletname ile dava, Türkiye’ye gelmeden avukat aracılığıyla yürütülebilir.

Eşimin de dava açmayı kabul etmesi gerekir mi?

Hayır. Tanıma veya tenfiz davası taraflardan biri tarafından açılabilir; diğer eşin rızası şart değildir. Karşı taraf davalı olarak gösterilir ve usulüne uygun biçimde davaya çağrılır.

Yabancı boşanma kararı Türkiye’de kendiliğinden geçerli olur mu?

Hayır. Yabancı mahkemede verilen boşanma kararı, Türk mahkemesince tanınıp kararın nüfusa tescili yapılmadıkça kişi Türkiye kayıtlarında evli görünmeye devam eder.

Boşanma için tanıma mı yoksa tenfiz mi gereklidir?

Yalnızca boşanmanın nüfusa işlenmesi isteniyorsa tanıma yeterlidir. Karara bağlanan nafaka veya tazminat gibi bir edimin Türkiye’de icra edilmesi isteniyorsa tenfiz kararı da gerekir.

Apostil şerhi her ülke için geçerli midir?

Apostil, 1961 tarihli La Haye Sözleşmesine taraf ülkeler bakımından geçerlidir. Sözleşmeye taraf olmayan ülkelerden gelen belgelerde ilgili Türk konsolosluğunun onayı aranır.

İletişim Formu

Aşağıdaki formu kullanarak bize ulaşabilirsiniz. Kısa bir süre içerisinde ilgili departmanımız sizi yanıtlayacaktır.