Mersin Zorunlu Arabuluculuk | İş, Ticari, Kira

Av. Ceyhun Güvel

İş, ticari ve kira uyuşmazlıklarının büyük bölümü artık doğrudan mahkeme kapısından değil, arabuluculuk masasından geçiyor. Türk hukukunda son yıllarda yaygınlaşan dava şartı (zorunlu) arabuluculuk uygulaması sayesinde taraflar, uzun sürecek ve masraflı bir yargılamaya girmeden önce hızlı, gizli ve çözüm odaklı bir müzakere zemininde bir araya geliyor. Mersin’de faaliyet gösteren, hem baroya kayıtlı avukat hem de Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Sicili’ne kayıtlı arabulucu olan Av. Ceyhun Güvel, bu iki mesleğin farklı ama tamamlayıcı disiplinlerini bir arada değerlendirerek Mersinli vatandaşlara ve işletmelere yol gösteriyor. Bu yazıda Mersin Adliyesi Arabuluculuk Bürosu üzerinden yürüyen süreci; iş, ticari ve kira uyuşmazlıklarındaki özel kuralları; süreleri ve sonuçları ayrıntılı biçimde ele alıyoruz. Detaylı bilgi ve randevu için Mersin arabuluculuk hizmetlerimizi inceleyebilir, dilerseniz doğrudan bir Mersin avukat desteği talep edebilirsiniz.

Dava Şartı Zorunlu Arabuluculuk Nedir?

Arabuluculuğun genel çerçevesi 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ile çizilmiştir. Arabuluculuk, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri özel hukuk uyuşmazlıklarında, bağımsız ve tarafsız bir üçüncü kişinin (arabulucunun) iletişim ve müzakere tekniklerini kullanarak tarafları bir çözümde buluşturmaya çalıştığı gönüllü bir yöntemdir. Ancak bazı uyuşmazlık türlerinde arabuluculuk artık bir seçenek değil, dava açabilmenin ön koşuludur.

Zorunlu (dava şartı) arabuluculuk, kanun koyucunun özel kanunlarla belirlediği belirli uyuşmazlıklarda, mahkemeye başvurmadan önce arabulucuya gitmenin bir zorunluluk olması demektir. Bu uyuşmazlıklarda dava dilekçesine, arabuluculuk sürecinin anlaşmazlıkla sonuçlandığını gösteren son tutanağın aslı veya onaylı bir örneği eklenmezse, mahkeme davayı esasa girmeden usulden reddeder. Yani arabuluculuk aşaması atlanarak açılan dava, haklı olsanız dahi şeklen reddedilir ve dava süreci baştan başlar.

İhtiyari (gönüllü) arabuluculuk ise tarafların, kanunda bir zorunluluk olmasa da uyuşmazlıklarını mahkemeye taşımadan önce ya da dava sırasında, kendi iradeleriyle arabulucuya taşımalarıdır. İki tür arasındaki temel fark şudur: Zorunlu arabuluculukta süreci tamamlamak dava açmanın önşartıdır; ihtiyari arabuluculukta ise başvurmak da, sürdürmek de tamamen tarafların isteğine bağlıdır. Her iki halde de arabulucu tarafsızdır, kimseye “haklısın” ya da “kazanacaksın” demez; yalnızca tarafların kendi çözümlerini üretmelerine zemin hazırlar.

İş Uyuşmazlıklarında Zorunlu Arabuluculuk (7036 sayılı Kanun m.3)

İş hukukunda dava şartı arabuluculuk, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 3. maddesi ile düzenlenmiştir. Buna göre; kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılacak davalarda, dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur.

Bu kapsama giren tipik talepler şunlardır:

  • Kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı
  • Fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri
  • Yıllık izin ücreti alacağı
  • Ödenmeyen ücret ve prim alacakları
  • İşe iade talebi (feshin geçersizliğinin tespiti)

Ancak iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları dava şartı arabuluculuğun kapsamı dışındadır; bunlar doğrudan mahkemede açılır. Süre yönünden ise: Arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde başvuruyu sonuçlandırır. Bu süre, zorunlu hallerde arabulucu tarafından en fazla bir hafta uzatılabilir; yani iş uyuşmazlıklarında süreç kural olarak en geç dört hafta içinde tamamlanır. İşe iade uyuşmazlıklarında ayrıca dikkat edilmesi gereken kısa hak düşürücü süreler bulunduğundan, fesih bildiriminin ardından zaman kaybetmeden hareket etmek büyük önem taşır. Bu alandaki uyuşmazlıklarda iş hukuku konusundaki hukuki desteğimizden yararlanabilirsiniz.

Ticari Uyuşmazlıklarda Zorunlu Arabuluculuk (TTK m.5/A)

Ticari davalarda dava şartı arabuluculuk, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesi ile getirilmiştir. Bu düzenlemeye göre, TTK’nın 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur.

Uygulamada bu kapsama giren en yaygın uyuşmazlıklar; ödenmeyen fatura bedelleri, cari hesap alacakları, ticari sözleşmelerden doğan alacak ve tazminat talepleri, sipariş ve teslimat uyuşmazlıklarından kaynaklanan para alacaklarıdır. Buradaki kritik ölçüt, talebin konusunun bir miktar para olmasıdır; sadece bir hakkın tespiti veya bir edimin aynen ifası gibi para dışı taleplerde zorunluluk farklı değerlendirilir.

Süre bakımından ticari uyuşmazlıklar iş uyuşmazlıklarına göre daha uzun bir müzakere zamanı öngörür: Arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde başvuruyu sonuçlandırır. Bu süre, zorunlu hallerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir; yani ticari uyuşmazlıklarda süreç en geç sekiz hafta içinde tamamlanır. Ticari hayatın hızını dikkate alan bu yöntem, işletmelerin alacaklarını çoğu zaman icra ve dava masrafına girmeden, ticari ilişkiyi de zedelemeden çözmesine imkân tanır.

Kira Uyuşmazlıklarında Zorunlu Arabuluculuk

Kira uyuşmazlıkları, 7445 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu 1 Eylül 2023 tarihinden itibaren dava şartı arabuluculuğun kapsamına alınmıştır. Buna göre kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur. Bu kapsama giren başlıca uyuşmazlıklar şunlardır:

  • Kira alacağı ve ödenmeyen kira bedellerinin tahsili
  • Tahliye talepleri (temerrüt, ihtiyaç, yeniden inşa gibi sebeplerle)
  • Kira bedelinin tespiti ve kira uyarlama davaları
  • Kira sözleşmesinden kaynaklanan diğer para alacakları ve tazminatlar

Kira, taşınır ve taşınmazların paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklar ile kat mülkiyeti ve komşu hakkından doğan uyuşmazlıklarda arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde süreci sonuçlandırır; bu süre zorunlu hallerde en fazla bir hafta uzatılabilir. Kira uyuşmazlıkları çoğu zaman uzun ve yıpratıcı olabilen ilişkilerden doğduğu için, arabuluculuk masası hem kiracı hem kiraya veren için yüz yüze, yapıcı ve gizli bir çözüm ortamı sunar. Not olarak; icra takibi yoluyla yürütülen ilamsız tahliye süreçlerinin kendine özgü kuralları bulunduğundan, somut durumun mutlaka hukuki değerlendirmeden geçirilmesi gerekir.

Mersin Adliyesi Arabuluculuk Bürosunda Süreç Nasıl İşler?

Mersin’de dava şartı arabuluculuk süreci, uyuşmazlığın konusuna göre yetkili mahkemenin bulunduğu yer olan Mersin Adliyesi bünyesindeki Arabuluculuk Bürosuna yapılan başvuruyla başlar. Süreç genel hatlarıyla şu aşamalardan oluşur:

  • Başvuru: Uyuşmazlığın türüne göre yetkili Arabuluculuk Bürosu’na (Mersin Adliyesi) başvuru yapılır. Başvuru bizzat ya da avukat aracılığıyla yapılabilir.
  • Arabulucu görevlendirme: Büro, sicile kayıtlı arabulucular listesinden bir arabulucuyu görevlendirir. Taraflar üzerinde anlaşırlarsa listede yer alan belirli bir arabulucu da atanabilir.
  • Tarafların davet edilmesi: Arabulucu, tarafların iletişim bilgilerine ulaşarak onları ilk toplantıya davet eder.
  • İlk oturum ve müzakere: İlk oturumda arabulucu, süreci ve tarafların haklarını açıklar; ardından gizlilik ve eşitlik ilkeleri çerçevesinde müzakereler yürütülür. Görüşmeler yüz yüze yapılabileceği gibi uygun hallerde çevrim içi de gerçekleştirilebilir.
  • Anlaşma veya anlaşmama: Süreç, tarafların anlaşmasıyla ya da anlaşamamasıyla sonuçlanır ve bir son tutanak düzenlenir.

Anlaşma sağlanırsa taraflar hızlı, kesin ve ilişkileri koruyan bir çözüme kavuşur. Anlaşma sağlanamazsa düzenlenen son tutanak, dava açabilmek için gereken dava şartını yerine getirmiş olur ve uyuşmazlık mahkemeye taşınabilir.

Anlaşma Belgesi ve İcra Edilebilirlik Şerhi

Arabuluculuk görüşmeleri anlaşmayla sonuçlandığında, üzerinde uzlaşılan hususlar bir anlaşma belgesi ile kayıt altına alınır. Bu belge, tarafların ihtiyaç duyması halinde bir mahkeme kararı gibi icra edilebilir hâle getirilebilir. Bunun için sulh hukuk mahkemesinden icra edilebilirlik şerhi alınması gerekir; şerh verilen anlaşma belgesi ilam (mahkeme kararı) niteliğinde belge sayılır ve doğrudan icra takibine konulabilir.

Önemli bir kolaylık şudur: Anlaşma belgesi, taraflar ve avukatları ile arabulucu tarafından birlikte imzalanmışsa, ayrıca icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın doğrudan ilam niteliğinde belge kabul edilir. Bu nedenle sürecin avukatla yürütülmesi, elde edilen anlaşmanın uygulanabilirliği açısından ciddi bir avantaj sağlar.

İlk Oturuma Katılmamanın Sonucu

Dava şartı arabuluculukta ilk toplantıya katılım, kanunun özel bir yaptırımla desteklediği bir konudur. Geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmayan taraf, sonrasında açılan davada kısmen veya tamamen haklı çıksa dahi, yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmez.

Bu düzenlemenin amacı, tarafları müzakere masasına oturmaya ve çözüm ihtimalini gerçekten değerlendirmeye teşvik etmektir. Dolayısıyla arabuluculuk davetini almış bir tarafın, haklı olduğunu düşünse bile ilk oturumu ciddiye alması ve mümkünse hukuki destekle katılması, ileride karşılaşabileceği ağır gider yükünü önlemesi bakımından kritik önem taşır.

Avukat ve Arabulucu Ayrımı: İki Farklı Rol

Av. Ceyhun Güvel’in hem baroya kayıtlı avukat hem de sicile kayıtlı arabulucu olması, bu iki mesleğin aynı kişi tarafından icra edilebileceğini gösterir; ancak bunlar birbirinden tamamen farklı ve ayrı rollerdir ve asla aynı dosyada iç içe geçmez.

Avukat, bir tarafın vekilidir; müvekkilinin menfaatini savunur, onun lehine hukuki strateji geliştirir ve onu temsil eder. Arabulucu ise tarafsız ve bağımsızdır; hiçbir tarafın avukatı ya da temsilcisi değildir, kimseye “sizi kazandırırız” demez, taraf tutmaz. Arabulucunun görevi, karar vermek ya da bir tarafı haklı ilan etmek değil; tarafların kendi çözümlerini üretebilecekleri dengeli ve gizli bir ortam sağlamaktır.

Bu ayrımın en somut hukuki yansıması şudur: Bir uyuşmazlıkta arabuluculuk yapan kişi, aynı uyuşmazlıkta daha sonra taraflardan birinin avukatı (vekili) olamaz. Tarafsızlık ilkesinin korunması için arabulucu, gizli olarak öğrendiği bilgileri kullanamaz ve o dosyada taraf vekilliği üstlenemez. Bu nedenle Av. Ceyhun Güvel, bir dosyada arabulucu olarak görevlendirildiğinde yalnızca tarafsız arabulucu; bir müvekkili vekil sıfatıyla temsil ettiğinde ise yalnızca avukat sıfatıyla hareket eder. Hangi rolün ihtiyacınıza uygun olduğunu netleştirmek için bizimle iletişim kurabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Zorunlu arabuluculuğa başvurmadan doğrudan dava açabilir miyim?

Hayır. İş, ticari ve kira uyuşmazlıkları gibi dava şartı arabuluculuk kapsamındaki konularda, arabulucuya başvurmadan doğrudan açılan dava, esasa girilmeden usulden reddedilir. Dava dilekçesine arabuluculuk son tutanağının eklenmesi zorunludur.

Arabuluculuk süreci ne kadar sürer?

Süre uyuşmazlığın türüne göre değişir. İş uyuşmazlıklarında kural olarak üç hafta (bir hafta uzatmayla en fazla dört hafta), ticari uyuşmazlıklarda altı hafta (iki hafta uzatmayla en fazla sekiz hafta), kira uyuşmazlıklarında ise üç hafta (bir hafta uzatmayla en fazla dört hafta) içinde tamamlanır.

Mersin’de arabuluculuk başvurusunu nereye yaparım?

Başvuru, uyuşmazlığın konusuna göre yetkili mahkemenin bulunduğu yerdeki Arabuluculuk Bürosu’na yapılır. Mersin’de bu başvuru Mersin Adliyesi bünyesindeki Arabuluculuk Bürosu üzerinden gerçekleştirilir. Başvuruyu bizzat ya da avukatınız aracılığıyla yapabilirsiniz.

Arabuluculuk ücretini kim öder?

Taraflar anlaşırsa arabuluculuk ücreti kural olarak taraflarca eşit şekilde karşılanır. Anlaşma sağlanamazsa ilk iki saatlik ücret Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır; sonrasında oluşacak giderler açılacak davada yargılama gideri olarak dikkate alınır. Ayrıntılar somut duruma göre değişebileceğinden bilgi almanızı öneririz.

Arabuluculukta anlaşırsam tekrar dava açabilir miyim?

Kural olarak hayır. Anlaşılan konular hakkında dava açılamaz; anlaşma belgesi tarafları bağlar. Üstelik gerekli koşullar sağlandığında bu belge ilam niteliğinde olduğundan, karşı taraf yükümlülüğünü yerine getirmezse doğrudan icra takibi başlatabilirsiniz.

Arabulucu benim avukatım gibi beni savunur mu?

Hayır. Arabulucu tarafsızdır ve kimsenin avukatı değildir; taraf tutmaz, bir tarafı haklı ilan etmez. Kendi menfaatinizi savunacak bir temsile ihtiyacınız varsa, sürece kendi avukatınızla katılabilirsiniz. Av. Ceyhun Güvel bir dosyada arabulucu olduğunda tarafsız, avukat olarak temsil ettiğinde ise yalnızca müvekkilinin vekili olarak hareket eder.

İlk toplantıya katılmazsam ne olur?

Geçerli bir mazeretiniz olmadan ilk toplantıya katılmazsanız, sonraki davada haklı çıksanız bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulursunuz ve lehinize vekâlet ücretine hükmedilmez. Bu nedenle davete katılım büyük önem taşır.

Arabuluculuk görüşmelerinde konuştuklarım gizli kalır mı?

Evet. Arabuluculukta gizlilik esastır. Taraflar aksini kararlaştırmadıkça, süreçte paylaşılan bilgi ve belgeler gizli tutulur ve anlaşmama halinde açılacak davada delil olarak kullanılamaz. Bu gizlilik, tarafların çekinmeden ve açıkça müzakere edebilmesini sağlar.

İlgili Makaleler

Avukat ve Arabulucu Ceyhun Güvel — Mersin

avukat ceyhun güvel hakkında

Avukat Ceyhun Güvel Mersin'de bulunan Palma Hukuk Bürosu’nda avukatlık faaliyeti göstermektedir.

Yorum yapın