İhsaniye mh. 4903 sk. Profit İş Merkezi Kat:15 Daire:136-137 Akdeniz/Mersin

DOLANDIRICILIK SUÇU YARGITAY MAKALESİ

Av.Ceyhunguvel

Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 04/06/2024 tarihinde vermiş olduğu bir karar, halk arasında banka kartlarını başkalarına kullandıran kişilerin sıklıkla sanık olarak yargılanmakta oldukları Ağır Ceza Mahkemesi kararlarında büyük oranda değişiklik yaratabilecek bir karar olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu makalemizde Yargıtay 11.Ceza Dairesi tarafından 04/06/2024 tarihinde verilmiş bulunan 2021/16966 E., 2024/7470 K. sayılı kararını inceleyeceğiz.

 Karar, dolandırıcılık suçu, suçta müşterek faillik (ortak hareket etmek) , suça yardım etmek ve uzlaştırma gibi ceza hukukunun önemli konularına ve mahkemeler tarafından verilecek olan kararlarda neticeye etki eden unsurlara izahta bulunmaktadır.

Mevzu bahis karara konu olayda, İrfan isimli sanığın, kendisini emniyet görevlisi veya Cumhuriyet savcısı olarak tanıtıp, katılan ve şikayetçileri dolandırdığı iddiası ile yargılamaya başlanmıştır. Ve dosya içerisinde yer almakta olan diğer sanıkların da bu eylemlere çeşitli şekillerde katıldıkları öne sürülmüştür. Öte yandan dosya kapsamında yargılanmakta olan diğer Sanık …’in, sanık …’i komşusu olduğu ve aynı iş yerinde çalıştıkları için tanıdığını, kendisine para geleceğini ancak kartının iptal olduğunu söyleyince güvendiği için hesap numarasını verdiğini ve hesabına gelen paradan pay almadığını savunması; sanık …’in sanık … dışında tanıdığı kişilerden de benzer bahanelerle hesap ve kart bilgilerini aldığının ve bu kişiler gibi sanık …’in de …’le tanışıklığından dolayı duydukları güvenle hesap ve kart bilgilerini paylaştığının anlaşılması karşısında, sanığın diğer sanıkların eylemlerine iştirak ettiğine dair cezalandırılmasına yeterli kesin, inandırıcı ve her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığı gözetilmeden, beraati yerine mahkûmiyetine hükmedilmiş olması Yargıtay 11.Ceza Dairesi tarafından hukuka aykırı bulunmuş ve karar bozularak ilk derece mahkemesine gönderilmiştir.

Bu doğrultuda ülkemizde özellikle genç bir kesimin sanık olarak yargılanmakta olduğu ve hem T.C.K.157.Maddesinde yer alan Dolandırıcılık hem de T.C.K.158.Maddesinde yer almakta olan Nitelikli Dolandırıcılık suçlarından ve özellikle de Türk Ceza Kanunu 158 Maddesi 1 – F Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu işledikleri gerekçesi ile haklarında ağır cezalara hükmedilmekte olan kişilerin Yargıtay 11.Ceza Dairesi tarafından verilen karar gerekçesinde de belirtildiği üzere;

  • Hesabını tanışıklıktan kaynaklanan güvene binaen kullandırmış olan, hesabına gelen dolandırıcılık suçuna konu paradan maddi menfaat elde etmemiş olan kişilerin bu suça iştirak ettiklerine veya dolandırıcılık suçuna konu paradan pay aldıklarına dair şüphe bırakmayacak kesinlikte delil elde edilmedikçe haklarında BERAAT kararı verilmesi gerekmektedir.

Özetle, haklarında Ağır Ceza Mahkemelerinde veya Asliye Ceza Mahkemelerinde dava açılmış bulunan ve tek kusur sayılabilecek hareketi güvenmiş oldukları kişilere hesaplarını kullandırmış bulunan kişilerin yukarıda içeriğine yer verilen Yargıtay kararı doğrultusunda BERAATLERİNE karar verilmesi gerekmektedir. Unutulmamalıdır ki haklarında ceza davası açılan tüm kişilerin uzman bir ceza hukuku avukatının danışmanlığından ve hizmetinden faydalanması süreci sorunsuz şekilde sürdürmeleri açısından büyük bir önem arz etmektedir.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/16966 E., 2024/7470 K. Sayılı Kararı

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi I. HUKUKÎ SÜREÇ Temyizin kapsamına göre; bozma üzerine yapılan yargılamada, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile; 1.Sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 inci maddesinin birinci fıkrası, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 kez 2 yıl 6 ay hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2.Sanıklar … ve … hakkında katılan …’e yönelik eylemleri nedeniyle, sanık … hakkında ise katılan …’a yönelik eylemi nedeniyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 inci maddesinin birinci fıkrası, 39, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE 2. Sanık …’in, sanık …’i komşusu olduğu ve aynı iş yerinde çalıştıkları için tanıdığını, kendisine para geleceğini ancak kartının iptal olduğunu söyleyince güvendiği için hesap numarasını verdiğini ve hesabına gelen paradan pay almadığını savunması; sanık …’in sanık … dışında tanıdığı kişilerden de benzer bahanelerle hesap ve kart bilgilerini aldığının ve bu kişiler gibi sanık …’in de …’le tanışıklığından dolayı duydukları güvenle hesap ve kart bilgilerini paylaştığının anlaşılması karşısında, sanığın diğer sanıkların eylemlerine iştirak ettiğine dair cezalandırılmasına yeterli kesin, inandırıcı ve her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığı gözetilmeden, beraati yerine mahkûmiyetine hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

​​​​​​​​​Avukat Ceyhun Güvel

avukat ceyhun güvel hakkında

Avukat Ceyhun Güvel Mersin'de bulunan Palma Hukuk Bürosu’nda avukatlık faaliyeti göstermektedir.

Yorum yapın