İş Hukuku Avukatı Mersin

Anasayfa / İş Hukuku Avukatı Mersin

İş Hukuku Avukatı Mersin

 

İş hukuku; iş, işçi ve işveren konularını ele alan bir hukuk dalıdır. İş konusunda ortaya çıkacak uyuşmazlıklar ya da anlaşmazlıklar iş hukuku aracılığı ile düzenlenmiştir. Çalıştığınız kurumla ilgili ya da çalıştırdığınız işçi ile ilgili bir uyuşmazlık yaşıyorsanız ve hakkınızı elde etmek için dava açmak istiyorsanız iş hukuku avukatı Mersin adresine gelerek iş hukuku konusunda tüm sorularınızı sorabilir ve dava sürecinde yanınızda olacak bir ekiple birlikte haklarınızı elde edebilirsiniz.

 

 

İş Hukuku Neleri Kapsar?

 

İş hukuku, iş ilişkisi içindeki tüm insanların uymaları gereken kuralları kapsamaktadır. Kurallar ile çerçevelenmemesi sonucunda mağdur olanlar olabilir. Bir işe girerken ya da işten ayrılırken elde edeceğiniz haklar vardır. Bu haklardan haberiniz yoksa ve bir haksızlığa uğramış olabileceğinizi düşüyorsanız Mersin iş avukatı adresinde sorularınıza cevap verebilirsiniz.

İşçilerin çalışma şartları, işveren arasındaki ilişkilerin düzenlenmesi ve işçilerin hak ettikleri çalışma şartları çerçevesinde çalıştırılması gibi etkenler iş hukuku kapsamında değerlendirilmektedir. 

 

 

Bireysel İş Hukuku

 

Bireysel iş hukuku genellikle küçük işletmeler içindeki kuralları düzenler. Bunlar işçilerin işveren ile arasındaki ilişkiyi düzenlemek adına uygulanan kurallar bütünüdür. Ücret, mesai saatleri, çalışma koşulları, ek ücretler, komisyon, ikramiye, sosyal hak ve güvenceler, işten ayrılma ve işten ayrılma durumunda doğan tazminat gibi konular bireysel iş hukuku konularıdır. 

 

 

Toplu İş Hukuku

 

Küçük işletmeler için düzenlenen bireysel iş hukuku dışında büyük işletmeler için de bir düzenleme vardır. Büyük işletmeler için toplu iş hukuku düzenlenmiştir. Toplu iş hukuku, işveren tarafından topluluklar şeklinde temsil edilen iş yerlerinden kullanılır. Toplu iş hukukunun kapsadığı konular şunlardır; sendika kurma, sendika feshi, sendikal haklardır. 

 

Bireysel ya da toplu iş hukuku konularının kapsadıkları konulara bakarak haklarınız hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz. Ancak işveren tarafından size verilen hakların yetersiz olduğunu düşünüyorsanız, uzun mesai saatlerine maruz kalıyor ve karşılığını almıyorsanız, sağlık güvenceniz olmayan şartlarda çalıştırıldığınızı düşünüyorsanız hak iddia edip etmeyeceğinizi bilmiyor olabilirsiniz. Bu sebeple bir avukata danışmanız gereklidir. İş hukuku konusunda kafanıza tüm soruları Mersin İş Hukuku Avukatı adresine gelerek sorabilirsiniz. 

 

İŞ HUKUKU ALANINDA AÇILAN DAVALAR VE DAVA KONULARI:
 

KIDEM TAZMİNATI ALACAĞI: İşçinin çeşitli sebeplerle işyerinden ayrılırken işveren tarafından iş kanunu gereğince işçiye vermiş olduğu bir tazminat türüdür. Kendi isteğiyle işten ayrılan işçi kıdem tazminatına hak kazanamaz. Kıdem tazminatı brüt ücret üzerinden hesaplanır. Yalnızca damga vergisi kesintisi yapılır. (Gelir Vergisi Kanunu Madde 25/7) (2320 sayılı Kanunun 2'nci maddesiyle değişen bent gereğince); Kıdem tazminatı'nın söz konusu olabilmesi için işçinin çalışma süresinin tam bir yılı doldurmuş olması gerekir. Yeni düzenlemeler le birlikte bir yıl doldurduktan sonra; 1 yıldan fazla 1 ay 10 gün çalışmışlığınıza karşılık olan 1 ay 10 gün içinde tazminat alırsınız. 

İHBAR TAZMİNATI ALACAĞI: Süresi belirli olmayan sürekli hizmet akitlerinin İş Kanununun 13. maddesinde belirtilen esaslara uyulmadan sona erdirilmesi halinde işi terk eden işçi ya da işçinin işine son veren işveren aynı maddede belirtilen bildirim önellerine (iş akdinin feshedileceğinin belli bir süre önceden bildirilmesi) ilişkin ücret tutarında tazminat ödemekle yükümlüdür. Bu şekilde ödenecek tazminat uygulamada "İHBAR TAZMİNATI’ olarak adlandırılmaktadır.

HİZMET TESPİTİ DAVASI: Sigorta bildirimi yapılmadan çalışan işçilerin, sigortasız geçen bu sürelerini sigortalı hale getirebilmek için görevli ve yetkili İş Mahkemelerinde, İş Mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemeleri aracılığıyla açtıkları davalara hizmet tespit davası denir. Tespit davasının açılması için olmazsa olmaz koşullar şunlardır:
a- Sigortasız çalışma,
b- Çalışmanın kuruma bildirilmemiş veya kurumca saptanmamış olması,
c- 5 yıl içinde dava açılması.

İŞE İADE DAVASI: 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinde, geçerli bir neden bulunmadan veya sebep gösterilmeden yapılan fesihlerin geçersiz kabul edileceği kanun maddesi haline getirilmiştir. Böylece iş ilişkisinin sürekliliği ve istikrarı sağlanmaya çalışılmıştır. Aynı İş Kanunu’nun 18, 19, 20, 21, 22 ve 29. maddeleri ile işverenin bireysel ve toplu işçi çıkarması halleri sınırlandırılmış ve kurallara bağlanmıştır. Ayrıca İş Kanunu madde 116 uyarınca, İş Kanunu’nun 18, 19, 20, 21 ve 29. maddeleri, 5953 sayılı Basın İş Kanunu’na kıyas yoluyla uygulanacaktır. Bu durumda, Basın İş Kanunu kapsamına giren gazeteciler de iş güvencesinden faydalanabilir hale getirilmişlerdir. Ancak tüm bu olumlu düzenlemelere rağmen, Deniz İş Kanunu ve Borçlar Kanunu kapsamında kalan ve iş sözleşmesi ile çalışan işçiler iş güvencesinden faydalanamamaktadır.

İş K. m. 20/1 uyarınca, iş sözleşmesi feshedilen işçi, geçersiz olduğunu düşündüğü fesih bildiriminin tebliğinden itibaren BİR AY içinde işe iade davası açmalıdır.

İŞE İADE DAVASININ SONUÇLARI NELERDİR?


İş sözleşmesi işveren tarafından sebep gösterilmeden ya da geçersiz sebeple feshedilen işçi, açmış olduğu işe iade davasını kazandıktan sonra, geçersiz sayılan fesih nedeniyle, boşta geçen süreye ilişkin ücretini ve diğer haklarını talep etme hakkına sahip olur..

İş K. m. 21 uyarınca, feshin geçersizliğine karar verilmesi durumunda işveren işçinin başvurusunu tebliğ aldıktan itibaren işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. İşveren bu süre içinde işçiyi işe başlatmazsa mahkeme tarafından belirlenen tazminatı ödemekle yükümlü olacaktır.



ÜCRET – FAZLA MESAİ - SENELİK İZİN - HAFTA TATİLİ - BAYRAM TATİLİ ALACAKLARINA İLİŞKİN AÇILAN ALACAK DAVASI :


İşçi emeğinin karşılığı olan ÜCRET işçi için en önemli hak, işveren için de en önemli borçtur. İş kanunu 32/4 maddesinde işçi ücretinin en geç ayda bir ödeneceği belirtilmiştir. Yine ücretin zamanında ya da hiç ödenmemesi durumunda işçinin iş akdini tek taraflı olarak feshetme hakkı doğmaktadır.

Bunun gibi işçinin ücretine ek olarak fazla mesailerinin, senelik izin ücretlerinin, bayram ve haftalık tatil ücretlerinin ödenmemesi halinde işçi iş akdini feshedip tüm bu alacaklarının tahsili için İş Mahkemesinde dava açabilir.

KÖTÜNİYET TAZMİNATINA İLİŞKİN DAVA: İş güvencesinin uygulanma alanı dışında kalan işçilerin iş sözleşmesinin, işveren tarafından fesih hakkının kötüye kullanılarak sona erdirildiğinde , işveren işçiye bildirim (ihbar) süresinin üç katı tutarında tazminat ödemek zorundadır. Uygulamada bu tazminatın adı Kötü Niyet Tazminatı olarak geçmektedir. Bu tazminat hakkı, iş güvencesi kapsamı dışında kalan işçilerin iş sözleşmelerinin, işveren tarafından kötü niyetli olarak feshedilmesini, daha doğrusu işverenin fesih hakkını kötüye kullanmasını önlemek için getirilmiştir. Örneğin, kendisi hakkında bir şikayette bulunduğu veya kendisi aleyhinde dava açtığı ya da başka bir davada tanıklık yaptığı için işveren işçiyi işten çıkarmışsa burada kötü niyetli sayılacaktır.

ÇALIŞMA BELGESİ TAZMINATI: İşten ayrılan işçiye, işveren tarafından çalışma belgesi verilmesi gerekmektedir. Burada işten ayrılmanın ne şekilde olduğunun bir önemi olmayıp, istifa da etse, işten de çıkartılsa çalışma belgesi verilmelidir. Çalışma belgesinde, işin çeşidinin ne olduğu ve süresi belirtilmelidir .Çalışma belgesini düzenleyen İş Kanunu’nun 28. maddesine göre, çalışma belgesinin vaktinde verilmemesinden veya belgede doğru olmayan bilgiler bulunmasından zarar gören işçi veyahut işçiyi işine alan yeni işveren, eski işverenden tazminat isteyebilir.

İş Kanunu’nun 99/C maddesine göre, İş Kanunu’nun 28’inci maddesine aykırı olarak çalışma belgesi düzenleme yükümlülüğüne aykırı davranan veya bu belgeye gerçeğe aykırı bilgi yazan işveren veya işveren vekiline bu durumdaki her işçi için 2014 yılında 122 TL para cezası verilecektir.

SENDİKAL TAZMİNAT DAVASI: 6536 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş sözleşmesi kanununun 25 inci maddesinde; İşverenin, sendikaya üye olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında, çalışma şartları veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayrım yapamayacağı belirtilmiş , işverenin fesih (işten çıkarma) dışında yukarıdaki fıkralara aykırı hareket etmesi hâlinde işçinin bir yıllık ücreti tutarından az olmamak üzere tazminata hükmedileceği belirtilmiş ve belirtilen hal ve durumlar nedeniyle işçinin İş Mahkemesine dava açması ve haklılığının ortaya çıkması halinde, mahkeme işverenin işçiye bir yıllık ücreti tutarından az olmamak üzere tazminat ödemesine karar verir ki bu tazminata sendikal tazminat denir.

Mersin İş Hukuku Avukatı, İş Hukuku ile alakalı kapsamlı destek almak için 0507 503 07 79 telefon numaramızdan bizi arayabilirsiniz.

Av. Ceyhun GÜVEL 2020 - Tüm Hakları Saklıdır. Kayseri Web Tasarımı - Seo